Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/5559 K.2013/4726
Özet: Uyuşmazlık konusu, kaçak sigara ticareti nedeniyle belirlenen CIF değerinin ve gümrüklenmiş değerin hesaplanmasında uzman bilirkişinin rolüyle ilgiliydi. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek 26/02/2013 tarihinde kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Dava konusu sigaralar hususunda dinlenen ve eşyanın cif değerini tespit eden bilirkişinin ne iş yaptığının ve sigaralar konusunda ne şekilde uzman olduğunun belirtilmemesi,
2-Gümrüğün bildirdiği cif değer ile bilirkişinin belirlediği cif değerin aynı olmasına karşın düzenlenen KEMTV'larındaki gümrüklenmiş değerlerin farklı olmasının nedeninin araştırılmaması,
3- 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyanın, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip cif değerinin belirlenmesi ve bunun üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer sanık lehine ise bu miktar üzerinden, yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın ödeme önerisini yerine getirmemesi halinde;
4- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin adli para cezasını gerektirdiği, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26/02/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Dava konusu sigaralar hususunda dinlenen ve eşyanın cif değerini tespit eden bilirkişinin ne iş yaptığının ve sigaralar konusunda ne şekilde uzman olduğunun belirtilmemesi,
2-Gümrüğün bildirdiği cif değer ile bilirkişinin belirlediği cif değerin aynı olmasına karşın düzenlenen KEMTV'larındaki gümrüklenmiş değerlerin farklı olmasının nedeninin araştırılmaması,
3- 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyanın, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip cif değerinin belirlenmesi ve bunun üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer sanık lehine ise bu miktar üzerinden, yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın ödeme önerisini yerine getirmemesi halinde;
4- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin adli para cezasını gerektirdiği, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26/02/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.