Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/3032 K.2011/3131
Özet: Mahkeme, 2863 sayılı kanuna muhalefet suçuyla ilgili sanıkların mahkumiyet kararını, temyiz sebeplerini ve ilgili esas-kod hükümlerini inceleyerek, hatalı tefhim usulünü düzeltmek amacıyla 31.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, kararın bozulmasını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: 29.07.2005 tarihli kararla sanıklar hakkında hükümlülüklerine ve müsadereye; 20.06.2007 tarihli red kararı ile sanık ... hakkında temyiz isteminin reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanıkların yüzüne karşı verilen 29.05.2007 günlü mahkumiyet kararında, yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ve bu nedenle Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca tefhim usule uygun olmadığından sanık ...'ın bu karara yönelik temyizi süresinde kabul edilip, bu sanık hakkındaki temyiz talebinin reddine dair 20.06.2007 günlü karar kaldırılarak, sanık ...'ın temyizi de yukarıda açıklanan nedenlerle süresinde kabul edilerek, tüm sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK.nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 31.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: 29.07.2005 tarihli kararla sanıklar hakkında hükümlülüklerine ve müsadereye; 20.06.2007 tarihli red kararı ile sanık ... hakkında temyiz isteminin reddine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanıkların yüzüne karşı verilen 29.05.2007 günlü mahkumiyet kararında, yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ve bu nedenle Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca tefhim usule uygun olmadığından sanık ...'ın bu karara yönelik temyizi süresinde kabul edilip, bu sanık hakkındaki temyiz talebinin reddine dair 20.06.2007 günlü karar kaldırılarak, sanık ...'ın temyizi de yukarıda açıklanan nedenlerle süresinde kabul edilerek, tüm sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK.nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 31.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.