Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/303 K.2013/20949
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemede verilen 5846 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı hüküm açıklanmasının geri bırakılması ve sanığın cezai sorumluluğunun belirlenmesi konusundaki temyiz başvurusudur. Mahkeme, zarar bulunmadığını, tazminatın ödenmediğini ancak maddi zararın belirlenemeyeceğini değerlendirerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verip, sanığın 5846 sayılı kanun kapsamında cezalandırılmasını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği. somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, CMK.nun 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan yalnızca şikayetçinin zararın ödenmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Hak sahibinin davaya katılmasına karar verilmesi karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı yasanın 81/13. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 71/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
3-Sanık hakkında 5846 sayılı yasanın 71/1 ve 81/13. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı halde, CMK.nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede belirtilmeyen 5846 sayılı yasanın 81/4. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK.nun 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği. somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, CMK.nun 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan yalnızca şikayetçinin zararın ödenmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Hak sahibinin davaya katılmasına karar verilmesi karşısında, sanık hakkında 5846 sayılı yasanın 81/13. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 71/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
3-Sanık hakkında 5846 sayılı yasanın 71/1 ve 81/13. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı halde, CMK.nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede belirtilmeyen 5846 sayılı yasanın 81/4. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK.nun 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.