Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/12721 K.2012/22443
Özet: (1) Uyuşmazlık, Mercan İnşaat Madencilik ve Turizm Müşavirlik İhlal Sanayi Ticaret Anonim Şirketi yetkilisinin, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesine aykırı olarak sözleşmeli avukat bulundurmadığı gerekçesiyle uygulanmış idari para cezasına itirazıdır. (2) Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemi doğrultusunda kararını bozdurarak cezanın kaldırılmasına karar vermiştir.
Şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurmaması eyleminden dolayı Mercan İnş. Mad. Tel. Tur. Müş. İth. İhr.san. Tic. Anonim Şirketi yetkilisi müteriz ... hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/3. maddesi gereğince 11.249,00 yeni Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24/12/2008 tarihli ve 2008/6086 kabahat, 2008/6914 sayılı idari yaptırım kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/10/2010 tarihli ve 2010/546 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın keza reddine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2011 tarihli ve 2011/296 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04/10/2011 gün ve 50596 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2011 gün ve KYB. 2011/345958 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir" şeklindeki 35/3. maddesi karşısında, yaldızca tüzel kişilikler hakkında idari yaptırım kararının öngörüldüğü anlaşılmakla, sözleşmeli avukat bulundurmadığı tespit edilen şirket yerine, bu şirketi temsile yetkili olan muteriz hakkında idari para cezası uygulanmış olduğu gözetilmeksizin itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/04/2011 gün ve 2011/296 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 13/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir" şeklindeki 35/3. maddesi karşısında, yaldızca tüzel kişilikler hakkında idari yaptırım kararının öngörüldüğü anlaşılmakla, sözleşmeli avukat bulundurmadığı tespit edilen şirket yerine, bu şirketi temsile yetkili olan muteriz hakkında idari para cezası uygulanmış olduğu gözetilmeksizin itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/04/2011 gün ve 2011/296 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 13/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.