‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/11257 K.2012/960

Esas No: 2011/11257 · Karar No: 2012/960 · Karar Tarihi: 01.02.2012
Firar suçundan sanık ...'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinin (Ankara) 02/11/2010 tarihli ve 2010/407 esas, 2010/353 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlü tarafından yapılan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesi uyarınca mahkumiyet süresinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesi talebinin kabulüne dair Silivri 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 18/05/2011 tarihli ve 2011/466 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.07.2011 gün ve 39706 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2011 gün ve KYB. 2011-258362 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 244/1.maddesinde yer alan, "Askerî mahkemelerce verilen ceza hükümleri, kesinleşmedikçe yerine getirilmez. Bu Kanunda ve Askerî Ceza Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde cezalar ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na 5329 sayılı Kanun'la eklenen ek 8.maddenin 2.fıkrasında yer alan, "Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile ön ödeme hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sırf askeri suç olan firar suçundan verilen hapis cezasının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesine göre infaz edilemeyeceği, aksi halde kısa süreli hapis cezalarının yargılama aşamasında seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğine ilişkin hükmün, infaz aşamasında göz ardı edilerek kanun koyucunun amacının dışına çıkılacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 5329 sayılı Yasa ile eklenen ek 8.maddenin 2.fıkrasında yer alan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi yasağının cezanın infazını düzenleyen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/4.maddesi uyarınca cezanın yarısının iyi halli geçirilmesi ve hükümlünün istemi üzerine verilebilecek olan kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına dair kararları kapsamadığı, bu düzenlemenin infaz hukuku ile ilgili olup seçenek yaptırım olmadığı, aksine infaz usulü olarak düzenlendiği anlaşıldığından ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?