Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2011/11039 K.2013/13470
Özet: Uyuşmazlık konusu, 5846 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı sanık üzerinde uygulanacak adli para cezasının miktarı ve zararın tazmin edilip edilmeyeceği yönündeydi; mahkeme, dosyada belirlenmiş maddi zarar olmadığı gerekçesiyle CMK 231 maddesinin uygulanmasına yer vermedi ve kararını bozdu. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek, 5320 sayılı yasa kapsamında 1412 sayılı CMUK’un 321 maddesine göre kararı bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 Sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık hakkında hükmedilen para cezasının, gün para cezası yerine yıl karşılığı adli para cezası olarak tayin edilmesi
2- Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının hesabında yasa maddesinin gösterilmemesi,
3- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5846 Sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık hakkında hükmedilen para cezasının, gün para cezası yerine yıl karşılığı adli para cezası olarak tayin edilmesi
2- Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının hesabında yasa maddesinin gösterilmemesi,
3- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.