Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/726 K.2012/21551
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 5846 sayılı kanuna muhalefet suçu nedeniyle yerel mahkemece verilen hapis cezasının yasal çerçevede yeniden değerlendirilmesi ve CMK 231 maddesi uyarınca zarar giderilmesinin gerekliliğiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığın lehine olan sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerini dikkate alarak hükmü bozmuş ve kararını iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, ertelemeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı yasanın 81/9-1-b maddesinde "2 yıldan 4 yıla kadar hapis veya 50 milyar liradan 150 milyar liraya kadar adli para cezası" öngörülmesine karşın, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı yasa ile değişik 5846 sayılı yasanın 81/4. maddesinde "1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası" öngörülmüş olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olduğu kabul edilerek uygulama yapılan 5846 sayılı yasanın 81/9-1-b maddesinde belirtilen hürriyeti bağlayıcı cezanın tercih edilerek, alt sınırdan uygulama yapıldığı cihetle;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik 5846 sayılı yasanın 81/4. maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırının daha az olması nedeni ile sonradan yürürlüğe giren yasanın sanık lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 5271 sayılı CMUK.nun 231. maddesinde düzenlenen suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tesbit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tesbit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Kültür ve Turizm Bakalığının davaya katılmasına karar verilerek, lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CUMK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2012 günü oybirliği karar verildi.
SUÇ: 5846 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne, ertelemeye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı yasanın 81/9-1-b maddesinde "2 yıldan 4 yıla kadar hapis veya 50 milyar liradan 150 milyar liraya kadar adli para cezası" öngörülmesine karşın, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı yasa ile değişik 5846 sayılı yasanın 81/4. maddesinde "1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası" öngörülmüş olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olduğu kabul edilerek uygulama yapılan 5846 sayılı yasanın 81/9-1-b maddesinde belirtilen hürriyeti bağlayıcı cezanın tercih edilerek, alt sınırdan uygulama yapıldığı cihetle;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik 5846 sayılı yasanın 81/4. maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırının daha az olması nedeni ile sonradan yürürlüğe giren yasanın sanık lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 5271 sayılı CMUK.nun 231. maddesinde düzenlenen suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve diğer objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tesbit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tesbit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen Kültür ve Turizm Bakalığının davaya katılmasına karar verilerek, lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CUMK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2012 günü oybirliği karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.