‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/6197 K.2012/24405

Esas No: 2010/6197 · Karar No: 2012/24405 · Karar Tarihi: 20.09.2012
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: BozmaKimin lehine: Sanık
Uyuşmazlık
Sanık hakkında 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen hükmün, adli para cezasının belirlenme yöntemi, cezaların içtimaı ve tutanaklar arasındaki çelişkiler yönünden hukuka uygun olup olmadığı tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
  • 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/8. maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezası belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı ile belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
  • 2-Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının infaz rejimlerinin farklı olması sebebiyle içtima ettirilemeyecekleri gözetilmeden her iki cezanın içtimaına karar verilmesi,
  • 3-Dosya içinde bulunan 26.12.2007 tarihli birden fazla tutanakta imzası bulunan bütün mümzi tanıklar dinlenilmediği gibi, 28.05.2008 tarihli celsede ifadesi alınan mümzi tanık ... ifadesinde, araçta herhangi bir bozukluk emaresinin olmadığını beyan ettiği halde 26.12.2007 tarihli teslim-tesellüm belgesi başlıklı mümzi tanık imzalı tutanakta ... plakalı kamyonetin arızalı olduğundan bahsedilmesi karşısında oluşan çelişkinin; ayrıca 26.12.2007 tarihli olay yeri tespit tutanağında araç sürücüsünün tespit edilemediği anlaşılmakla birlikte, aynı tarihli "yakalama ve el koyma tutanağı’nda," "muhafaza alma tutanağı’nda" ve "tutanaktır" başlıklı tutanakta araç sürücüsünün sanık ... olduğundan bahsedildiği gözetilerek, bu tutanaklar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Gerekçe
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, adli para cezasının belirlenmesinde önce gün para cezasının tayin edilmesi gerektiğini, doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının içtima edilemeyeceğini ve tutanaklardaki sürücü ile araç arızası bilgilerine ilişkin çelişkilerin giderilmediğini tespit etmiştir. Mahkeme, eksik inceleme ve hatalı ceza yöntemiyle hüküm kurulması nedeniyle kararı bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
  • 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/8. maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezası belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı ile belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
  • 2-Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının infaz rejimlerinin farklı olması sebebiyle içtima ettirilemeyecekleri gözetilmeden her iki cezanın içtimaına karar verilmesi,
  • 3-Dosya içinde bulunan 26.12.2007 tarihli birden fazla tutanakta imzası bulunan bütün mümzi tanıklar dinlenilmediği gibi, 28.05.2008 tarihli celsede ifadesi alınan mümzi tanık ... ifadesinde, araçta herhangi bir bozukluk emaresinin olmadığını beyan ettiği halde 26.12.2007 tarihli teslim-tesellüm belgesi başlıklı mümzi tanık imzalı tutanakta ... plakalı kamyonetin arızalı olduğundan bahsedilmesi karşısında oluşan çelişkinin; ayrıca 26.12.2007 tarihli olay yeri tespit tutanağında araç sürücüsünün tespit edilemediği anlaşılmakla birlikte, aynı tarihli "yakalama ve el koyma tutanağı’nda," "muhafaza alma tutanağı’nda" ve "tutanaktır" başlıklı tutanakta araç sürücüsünün sanık ... olduğundan bahsedildiği gözetilerek, bu tutanaklar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
  • Yasaya aykırı, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 27.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Sanık hakkında 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edilmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, ceza hesaplama yöntemi, cezaların birleştirilmesi ve deliller arasındaki çelişkiler nedeniyle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
Kaynak pasajlar (5)
  • HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye
  • 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/8. maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezası belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı ile belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
  • 2-Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının infaz rejimlerinin farklı olması sebebiyle içtima ettirilemeyecekleri gözetilmeden her iki cezanın içtimaına karar verilmesi,
  • 3-Dosya içinde bulunan 26.12.2007 tarihli birden fazla tutanakta imzası bulunan bütün mümzi tanıklar dinlenilmediği gibi, 28.05.2008 tarihli celsede ifadesi alınan mümzi tanık ... ifadesinde, araçta herhangi bir bozukluk emaresinin olmadığını beyan ettiği halde 26.12.2007 tarihli teslim-tesellüm belgesi başlıklı mümzi tanık imzalı tutanakta ... plakalı kamyonetin arızalı olduğundan bahsedilmesi karşısında oluşan çelişkinin; ayrıca 26.12.2007 tarihli olay yeri tespit tutanağında araç sürücüsünün tespit edilemediği anlaşılmakla birlikte, aynı tarihli "yakalama ve el koyma tutanağı’nda," "muhafaza alma tutanağı’nda" ve "tutanaktır" başlıklı tutanakta araç sürücüsünün sanık ... olduğundan bahsedildiği gözetilerek, bu tutanaklar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
  • Yasaya aykırı, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 27.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Dayanak
1412 sayılı CMUK m. 3175237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 61/81412 sayılı CMUK m. 3215320 sayılı yasa m. 8/1
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı kanuna muhalefet

HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne ve müsadereye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmü yasal süresi içinde temyiz etmeyen sanığın temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 61/8. maddesi uyarınca sanık hakkında öncelikle gün adli para cezası belirlenmesi ve artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra sonuç gün para cezasının bir gün için tayin olunan miktar ile çarpımı ile belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının infaz rejimlerinin farklı olması sebebiyle içtima ettirilemeyecekleri gözetilmeden her iki cezanın içtimaına karar verilmesi,
3-Dosya içinde bulunan 26.12.2007 tarihli birden fazla tutanakta imzası bulunan bütün mümzi tanıklar dinlenilmediği gibi, 28.05.2008 tarihli celsede ifadesi alınan mümzi tanık ... ifadesinde, araçta herhangi bir bozukluk emaresinin olmadığını beyan ettiği halde 26.12.2007 tarihli teslim-tesellüm belgesi başlıklı mümzi tanık imzalı tutanakta ... plakalı kamyonetin arızalı olduğundan bahsedilmesi karşısında oluşan çelişkinin; ayrıca 26.12.2007 tarihli olay yeri tespit tutanağında araç sürücüsünün tespit edilemediği anlaşılmakla birlikte, aynı tarihli "yakalama ve el koyma tutanağı’nda," "muhafaza alma tutanağı’nda" ve "tutanaktır" başlıklı tutanakta araç sürücüsünün sanık ... olduğundan bahsedildiği gözetilerek, bu tutanaklar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 27.09.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?