Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/5368 K.2012/457
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın yoklama kaçağı suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması kararı ve bu kararın kanun yararına bozulması talebine dayanıyor; (2) Yargıtay, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09.04.2008 tarihli kararını CMK‑309 uyarınca bozdu ve ilgili işlemleri mahallenin mahkemesinde yapılmasına hükmetti.
Yoklama kaçağı suçundan sanık ...'in, 1632 Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 50/1-a. maddeleri gereğince 2.000,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.04.2008 tarihli ve 2007/267 esas, 2008/173 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.04.2010 gün ve 20452 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2010 gün ve KYB. 2010-95514 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Hükmün gerekçe kısmında sanığa verilen ceza hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 47/A. maddesi gözönüne alınarak tecil ve hükmün açıklanamısının geri bırakılması kararı uygulanmadığı belirtilmiş ise de, anılan maddede tecil hususunun düzenlendiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, suç tarihinin 26.09.2005 olduğu, 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı Kanun'la eklenen 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun ek 10. maddesinde bu Kanun'dan kaynaklanan suçlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına müessesesinin uygulanamayacağının öngörüldüğü, ancak bu hükmün yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda uygulanabileceği geriye yürütülmesinin mümkün bulunmadığı, sanığın işlediği suçun tarihinin anılan maddenin yürürlüğe girmesinden önce olması karşısında sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin nazara alınmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2008 günlü ve 2007/267 Esas-2008/173 sayılı kararının CMK'nun 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Mezkür ihbarnamede;
Hükmün gerekçe kısmında sanığa verilen ceza hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 47/A. maddesi gözönüne alınarak tecil ve hükmün açıklanamısının geri bırakılması kararı uygulanmadığı belirtilmiş ise de, anılan maddede tecil hususunun düzenlendiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, suç tarihinin 26.09.2005 olduğu, 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı Kanun'la eklenen 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun ek 10. maddesinde bu Kanun'dan kaynaklanan suçlarda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına müessesesinin uygulanamayacağının öngörüldüğü, ancak bu hükmün yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlarda uygulanabileceği geriye yürütülmesinin mümkün bulunmadığı, sanığın işlediği suçun tarihinin anılan maddenin yürürlüğe girmesinden önce olması karşısında sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin nazara alınmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2008 günlü ve 2007/267 Esas-2008/173 sayılı kararının CMK'nun 309 maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.