Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/2774 K.2012/24895
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanık …’ın sulh ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı ve ilgili idari denetim tutanakları üzerine temyiz başvurusudur; (2) Mahkeme, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesine göre kararın hukuki yararının bulunmadığını belirterek, sanığın temyiz talebini reddetti ve kararını bozmadı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ...'in hakkında verilen beraat kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ...'ın temyizine göre yapılan incelemede;
Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Kanunun 29/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de,
Hükümden sonra, 13.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 5179 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5996 sayılı yasanın 40/1-a maddesine göre Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar " başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup; 5237 sayılı TCK.nun 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her türlü yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adli para cezası" öngörüldüğünden, anılan hapis cezasının üst sınırı itibariyle suç tarihine göre lehe yasanın belirlenip uygulanması bakımından davaya bakma görevinin 5235 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek 5728 sayılı yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinin gerekmesi,
Kabule göre;
İlçe Tarım Müdürlüğü yazısında sanığa ait işyerinde yapılan denetimde 5179 sayılı Yasanın 18/a maddesine aykırı faaliyetten bahsedildiği, ekindeki 11.10.2006 tarihli denetim tutanağında ve bu tutanağa dayanarak 11.10.2006 ve 07.09.2006 tarihli kontrol formlarında ise, ne tür bir aykırılık olduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, 5179 sayılı yasada düzenlenen ve insan sağlığına aykırılık teşkil etmeyen tüm eylemlerin idari cezası gerektirdiği cihetle, denetim formu ve tutanaklarında yazılı tespitlerin 5179 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen insan sağlığına zararlı nitelikte olup olmadığı ve sonucuna göre eylemin adli yada idari cezalardan hangisini gerektirdiği belirlenip bir karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı icabettirmiş olup, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ...'in hakkında verilen beraat kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık ...'ın temyizine göre yapılan incelemede;
Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Kanunun 29/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de,
Hükümden sonra, 13.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 5179 sayılı yasayı yürürlükten kaldıran 5996 sayılı yasanın 40/1-a maddesine göre Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar " başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup; 5237 sayılı TCK.nun 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her türlü yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adli para cezası" öngörüldüğünden, anılan hapis cezasının üst sınırı itibariyle suç tarihine göre lehe yasanın belirlenip uygulanması bakımından davaya bakma görevinin 5235 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek 5728 sayılı yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinin gerekmesi,
Kabule göre;
İlçe Tarım Müdürlüğü yazısında sanığa ait işyerinde yapılan denetimde 5179 sayılı Yasanın 18/a maddesine aykırı faaliyetten bahsedildiği, ekindeki 11.10.2006 tarihli denetim tutanağında ve bu tutanağa dayanarak 11.10.2006 ve 07.09.2006 tarihli kontrol formlarında ise, ne tür bir aykırılık olduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, 5179 sayılı yasada düzenlenen ve insan sağlığına aykırılık teşkil etmeyen tüm eylemlerin idari cezası gerektirdiği cihetle, denetim formu ve tutanaklarında yazılı tespitlerin 5179 sayılı yasanın 18. maddesinde belirtilen insan sağlığına zararlı nitelikte olup olmadığı ve sonucuna göre eylemin adli yada idari cezalardan hangisini gerektirdiği belirlenip bir karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı icabettirmiş olup, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.