Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/1871 K.2012/720
Özet: Uyuşmazlık, ticari amaçla kaçak eşya bulundurmak suçundan sanığın hapis ve adli para cezası ile ilgili 5237 sayılı Kanun'un 51.maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesi kararıyla ilgilidir. Mahkeme, kanun yararına bozma talebini reddederek kararın kesinleşmesini onaylamıştır.
Ticari amaçla kaçak eşya bulundurmak suçundan sanık ...'ın, 5607 sayılı sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5, 4/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51.maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine dair SALİHLİ 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.07.2009 tarihli ve 2008/407 esas, 2009/449 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.02.2010 gün ve 5827 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2010 gün ve KYB. 2010-25384 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 4/2.maddeleri uyarınca hapis cezası ile birlikte verilen 30 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim sonucu 25 gün yerine 20 gün adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa verilen para cezasından TCK.nun 62/1.maddesi uyarınca indirim yapılırken 25 gün yerine 20 gün karşılığı yazılmış ise de, günlüğü 20 TL'den 25 gün karşılığı hesaplanarak 500 TL adli para cezasının verilmesi karşısında, 20 gün karşılığı yazılmış olması hususunun bir yazım hatasından ibaret olduğu dikkate alınıp;
Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda sanığın huzurunda verilen hüküm yönünden temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağı hususunun belirtilmediği ve temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağını gösterir meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 4/2.maddeleri uyarınca hapis cezası ile birlikte verilen 30 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında yapılan indirim sonucu 25 gün yerine 20 gün adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa verilen para cezasından TCK.nun 62/1.maddesi uyarınca indirim yapılırken 25 gün yerine 20 gün karşılığı yazılmış ise de, günlüğü 20 TL'den 25 gün karşılığı hesaplanarak 500 TL adli para cezasının verilmesi karşısında, 20 gün karşılığı yazılmış olması hususunun bir yazım hatasından ibaret olduğu dikkate alınıp;
Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Kanun yararına bozmaya konu kararda sanığın huzurunda verilen hüküm yönünden temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağı hususunun belirtilmediği ve temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağını gösterir meşruhatlı davetiye de gönderilmediği cihetle kanun yararına bozma istemine konu kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.