Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/14004 K.2012/1519
Özet: Uyuşmazlık konusu: 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli olan kişinin, eşine vekalet vererek gerçekleştirdiği işlemler ve internet üzerinden hisse senedi manipülasyonu iddiaları üzerine yapılan soruşturma ve ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı. Mahkemenin sonucu: Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01.04.2010 tarihli kararının, 309. maddesine göre kanun yararına bozulması ve müvekkilin suçlamalara karşı savunmasının yeniden değerlendirilmesi için yeni bir dava açılması kararlaştırıldı.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.01.2010 tarihli ve 2009/66713 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 01.04.2010 tarihli ve 2010/155 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09.11.2010 gün ve 68153 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2010 gün ve KYB. 2010-289620 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre şüphelinin, hakkında aynı suçtan dolayı dava açılan eşine verdiği vekalet gereği yapılan işlemlerden bilgisinin olmadığı gibi konumu ve kültürel yapısı itibariyle suça iştirakinin olamayacağından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin lise mezunu olması sebebiyle yaptığı işlemlerin mahiyetini anlayabilecek bilgi ve eğitim düzeyine sahip olduğu, hakkında aynı suçtan dolayı dava açılan eşi ile aynı bilgisayar adresleri üzerinden işlem yapılmış olması ve internet üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerde kullandığı hesaplarda vekaleten başka birisini işlem yapmaya yetkilendirilmediğinin aracı kurum tarafından bildirilmesi, şüphelinin ve eşinin Savcılıktaki ifadelerinde internet üzerinden işlemler yaptığını dolaylı olarak kabul etmiş olması karşısında, şüphelinin, hakkında dava açılan eşi ile birlikte hisse senetleri üzerinde manipülasyon yapıp yapmadığına ilişkin delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2010 gün ve 2010/155 müteferrik sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre şüphelinin, hakkında aynı suçtan dolayı dava açılan eşine verdiği vekalet gereği yapılan işlemlerden bilgisinin olmadığı gibi konumu ve kültürel yapısı itibariyle suça iştirakinin olamayacağından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin lise mezunu olması sebebiyle yaptığı işlemlerin mahiyetini anlayabilecek bilgi ve eğitim düzeyine sahip olduğu, hakkında aynı suçtan dolayı dava açılan eşi ile aynı bilgisayar adresleri üzerinden işlem yapılmış olması ve internet üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerde kullandığı hesaplarda vekaleten başka birisini işlem yapmaya yetkilendirilmediğinin aracı kurum tarafından bildirilmesi, şüphelinin ve eşinin Savcılıktaki ifadelerinde internet üzerinden işlemler yaptığını dolaylı olarak kabul etmiş olması karşısında, şüphelinin, hakkında dava açılan eşi ile birlikte hisse senetleri üzerinde manipülasyon yapıp yapmadığına ilişkin delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2010 gün ve 2010/155 müteferrik sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.