Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/5599 K.2011/4237
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5179 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Yasanın 29/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de;
Hükümden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 tarih ve 5728 sayılı Yasanın 542. maddesiyle değişik 5179 sayılı Yasanın 18. maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlal eden kişilerin, Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup, 5237 sayılı TCK.nun 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilir" şeklinde düzenleme yer aldığından, maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğundan, 5728 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile bir cümle eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanarak sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi BOZULMASINA, 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 5179 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Yasanın 29/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de;
Hükümden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 tarih ve 5728 sayılı Yasanın 542. maddesiyle değişik 5179 sayılı Yasanın 18. maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlal eden kişilerin, Türk Ceza Kanununun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup, 5237 sayılı TCK.nun 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilir" şeklinde düzenleme yer aldığından, maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğundan, 5728 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Hükümden sonra, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile bir cümle eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanarak sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi BOZULMASINA, 18.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.