Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/43 K.2012/442
Özet: Uyuşmazlık, Özel Eğitim Tic. Ltd. Şti.’nin 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırılık nedeniyle verilen 8.455 TL idari para cezasının usulsüzlüğü ve artırımının haksızlığı üzerine yapılan başvurudur. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Yüksek Adalet Bakanlığından gelen kanun yararına bozma istemini kabul ederek idari yaptırım kararını bozmaya ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir.
4857 sayılı İş Kanununa aykırılıktan ... Özel Eğitim Tic. Ltd. Şti.'nin anılan Kanunun 92/2 ve 108. maddeleri gereğince 8.455 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğünce düzenlenen 28.08.2007 tarihli ve 29883 sayılı karara karşı yapılan başvurunun kabulü ile idari yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarihli ve 2008/59-79 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına dair İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2008 tarihli ve 2008/616 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.12.2008 gün ve 61768 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2009 gün ve KYB. 2009-270959 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, muteriz şirket hakkında, iş müfettişinin davetine uymayarak teftiş için istenilen kayıt ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle idari yaptırım kararı düzenlenmiş ise de, Safure Akar isimli işçinin şikayet konularının incelenmesi amacıyla iş müfettişi tarafından gönderilen, kayıt ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin bildirimin, şirketin Ticaret Sicilinde yer alan adresi araştırılarak bu adrese tebliğ edilmesi yerine şikayetçinin dilekçesinde işveren vekili olarak belirttiği kişinin ikamet adresine gönderildiği ve Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu bildirimin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/7208-7585 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12/1-b maddesi uyarınca 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış, 4. maddesinde ise "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda yer alan nispi cezalar hariç, kanun ve tüzüklerde gösterilmiş bulunan idari ve disiplin para cezaları da dahil olmak üzere" yürürlüğe giriş tarihleri esas alınarak değişik oranlarda artırıma tabi tutulmuş, ancak 01.01.2002 tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezaları için bir artırım öngörülmemiş olup, somut olayda uygulanan 4857 sayılı İş Kanununun 22.05.2003 tarihinde kabul edilip 10.06.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, yürürlük tarihinin 01.01.2002 tarihinden sonra olması nedeniyle anılan Kanunda öngörülen para cezalarının 5252 sayılı Kanunun 4. maddesi ile artırıma tabi tutulmasının mümkün bulunmadığı, 765 sayılı Kanun da suç tarihinde yürürlükte olmadığından, 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen idari para cezalarının 5326 sayılı Kabahatler Kanununa tabi olduğu ve anılan Kanunun 17/7. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle yeniden değerlendirilme oranında arttırılarak uygulanacağı cihetle, muteriz hakkında uygulanan idari para cezasının 765 sayılı Kanunun ek 2. maddesindeki düzenleme uyarınca da artırıldığının anlaşılması karşısında, fazla ceza tayin edildiği,
Gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2008 gün, 2008/616 Değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 18.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, muteriz şirket hakkında, iş müfettişinin davetine uymayarak teftiş için istenilen kayıt ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle idari yaptırım kararı düzenlenmiş ise de, Safure Akar isimli işçinin şikayet konularının incelenmesi amacıyla iş müfettişi tarafından gönderilen, kayıt ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin bildirimin, şirketin Ticaret Sicilinde yer alan adresi araştırılarak bu adrese tebliğ edilmesi yerine şikayetçinin dilekçesinde işveren vekili olarak belirttiği kişinin ikamet adresine gönderildiği ve Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu bildirimin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.12.2006 tarihli ve 2006/7208-7585 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 12/1-b maddesi uyarınca 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış, 4. maddesinde ise "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda yer alan nispi cezalar hariç, kanun ve tüzüklerde gösterilmiş bulunan idari ve disiplin para cezaları da dahil olmak üzere" yürürlüğe giriş tarihleri esas alınarak değişik oranlarda artırıma tabi tutulmuş, ancak 01.01.2002 tarihinden sonra yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezaları için bir artırım öngörülmemiş olup, somut olayda uygulanan 4857 sayılı İş Kanununun 22.05.2003 tarihinde kabul edilip 10.06.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, yürürlük tarihinin 01.01.2002 tarihinden sonra olması nedeniyle anılan Kanunda öngörülen para cezalarının 5252 sayılı Kanunun 4. maddesi ile artırıma tabi tutulmasının mümkün bulunmadığı, 765 sayılı Kanun da suç tarihinde yürürlükte olmadığından, 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen idari para cezalarının 5326 sayılı Kabahatler Kanununa tabi olduğu ve anılan Kanunun 17/7. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle yeniden değerlendirilme oranında arttırılarak uygulanacağı cihetle, muteriz hakkında uygulanan idari para cezasının 765 sayılı Kanunun ek 2. maddesindeki düzenleme uyarınca da artırıldığının anlaşılması karşısında, fazla ceza tayin edildiği,
Gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2008 gün, 2008/616 Değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 18.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.