Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/20948 K.2011/22450
Özet: İfade edilen 07.03.2006 tarihli, 4926 sayılı kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın amcası olmadığının ve tebligatın usulsüzlüğünün tespit edilmesiyle 30.11.2011’de oybirliğiyle cezaya ilişkin tazminat ve hüküm bozulmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
07.03.2006 tarihli mahkumiyet hükmünün sanığın amcası olmadığı gibi aynı çatı altında oturmadıkları tesbit edilen şahsa yapıldığı, tebligatın usulsüz olup öğrenme üzerine temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile bir cümle eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının olşup oluşmadığının mahkemesince saptanarak sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
07.03.2006 tarihli mahkumiyet hükmünün sanığın amcası olmadığı gibi aynı çatı altında oturmadıkları tesbit edilen şahsa yapıldığı, tebligatın usulsüz olup öğrenme üzerine temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale gelmesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile bir cümle eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının olşup oluşmadığının mahkemesince saptanarak sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.11.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.