‹ Ana sayfa
Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/9481 K.2011/17066

Esas No: 2008/9481 · Karar No: 2011/17066 · Karar Tarihi: 05.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, 4389 Sayılı Bankalar Kanunu’na göre banka zimmet suçunda ödenen zarar nedeniyle ceza indiriminin uygulanıp uygulanmayacağı ve ilgili yasal değişikliklerin etkisiyle sanığın haklarıdır. Mahkeme, 5411 Sayılı kanunun 160/4 maddesi uyarınca sorunsuz ödeme yapılmış olan sanığa 2/3 oranında ceza indirimi uygulayarak kararını onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4389 Sayılı Yasaya Muhalefet

HÜKÜM: Hükümlülüğüne

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.10.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

1-Suç tarihinde yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. fıkraya göre "Banka zimmet suçunda zararın kovuşturma yapılmadan önce tamamiyle ödenmiş olması halinde cezaların yarısı, ödeme hükümden önce gerçekleştirilmiş ise üçte bir oranında indirilir." hükmü varken suç tarihinden sonra 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı yasanın 160/4. fıkraya göre "Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir. Kovuşturma başlamadan önce, GÖNÜLLÜ OLARAK, aynen iade veya tazmin halinde cezanın yarısı, bu durum hükümden önce gerçekleşmiş ise üçte biri indirilir." hükmü getirilmiştir. Görüleceği gibi soruşturma başlamadan önce ödeme hali suç tarihinden önceki düzenlemede yer almamıştır. Yeni yasa ile sanık yararına bir hüküm getirilmiştir. Bu hüküm suç tarihinde olsaydı sanığın zararı ödeme ihtimali hayli yüksekti. Zira somut olayımızda 2/3 oranında indirim yapıldığında ceza iki yılın altına düşecek ve hakkında uygulama yapıldığında sonuç ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya tecil sınırlarının altında kalarak sanık cezaevine hiç girmeyecekti. Yeni yasa da üçte iki indirim yapılır yerine ceza verilmez denseydi 5237 sayılı yasanın 7. maddesi göz ardı edilerek bu hüküm uygulanmayacak mıydı? Yeni değişiklikte dikkat edilmesi gereken bir hususta soruşturma öncesi ödemede gönüllülük şartı yokken daha sonraki aşamalardaki tazmin halinde gönüllülük şartı öngörülmüştür.

Somut olayımızda suç tarihi 07.03.2001-04.04.2001, iddianame tarihi 18.07.2001, ödeme tarihleri de 24.07.2001 ve 21.08.2001 olup 5411 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.11.2005 tarihinde çok önce ödenmiş olduğundan, sanık hakkında 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasa hükümlerinin karşılaştırılarak 5411 sayılı yasanın lehe olduğunun gözetildiği de dikkate alınıp ödemenin soruşturmadan evvel yapıldığının kabulü ile lehe yasa olan 5411 sayılı yasanın 160/4. maddesi uyarınca sanık hakkında 2/3 indirim oranının uygulanmasının gerekmesi,
2-4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2. maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür. "düzenlemesi bulunmakta ise de; 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı kanun ile maddede yapılan değişiklikle "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu İlin adıyla anılan (1) numaralı Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK.nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı ile 610 sayılı karar kaldırılarak İstanbul için 8. Ağır ceza, diğer İller için 2 nolu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.

01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı kanunun 24/2. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK.nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.

Tekstil Bankasında bireysel pazarlama bölümünde kredi kartlarından sorumlu kişi olarak çalışan sanığa atılı dava konusu eylemlerinin iddianamedeki anlatım şekli ve nitelemesi göz önüne alınarak sübutu halinde kül olarak suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinde düzenlenen zimmet suçunu oluşturabileceği, 18.07.2001 günlü iddianamenin banka zimmetinden dolayı açılması nedeniyle görevli mahkemenin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması,
Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmesi düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?