‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/8706 K.2011/16839

Esas No: 2008/8706 · Karar No: 2011/16839 · Karar Tarihi: 03.10.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na aykırılık suçundan sanıkların hapis cezasının paraya çevrilip çevrilmeyeceği ve kanun yararına bozma talebinin geçerliliğidir. Mahkeme, Bağcılar 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02.02.2006 tarihli kararının kesinleşmediğini belirterek kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE karar verdi ve yeni bir tebligatla temyiz sürecini başlatmaya yöneltti.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın anılan Kanunun, Ek 2/2. maddesi gereğince 1 ay hapis ve 141.00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, bu cezalarının 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair, Bağcılar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2006 tarihli ve 2002/2193 esas, 2006/16 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.04.2008 gün ve 19003 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2008 gün ve KYB. 2008-082292 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;
Sanıklar hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının 1163 sayılı Kanunun Ek 2/2. maddesi uyarınca paraya çevrilmeyeceği, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki diğer tedbirlerden birine çevrilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 tarih ve 2006/6 - 213 E. - 2006/229 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin olup yokluk1arında verilen 02.02.2006 tarihli kararda; "... hükmün, 7 gün içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunması suretiyle temyiz edilebileceğine (CMK 291 madde gereğince) ..." denildiği, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının ve temyiz inceleme merciinin Yargıtay olduğunun belirtilmediği, bu suretle, sözü edilen mevzuat hükümleri ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesi uyarınca başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde ve tam olarak gösterilmediği, buna göre anılan hükmün kesinleşmediği ve yasa gereği de kesin olmadığı, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtaydan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Bağcılar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2006 tarih ve 2002/2193 Esas, 2006/16 Karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Sözü edilen karara karşı başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerini gösteren yeni bir bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanıklara tebliğ edilerek, temyiz edildiği takdirde temyiz dilekçe ya dilekçeleri de eklenmek ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlenmek suretiyle iade edilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?