Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/686 K.2011/16567
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa aykırılıktan sanıklar ..., ... ve ...'un, anılan Kanunun Ek-2/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62.maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 375 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının aynı Kanunun 51/1.maddesine göre ertelenmesine dair, Kırıkkale 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.07.2007 tarihli ve 2007/182-408 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.12.2007 gün ve 61821 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2008 gün ve KYB. 2007-282711 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1163 sayılı Kanunun 3476 sayılı Kanunla değişik Ek-2.maddesinde hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya çevrilemeyeceği öngörülmekte ise de, suç tarihinden önce sabıka kayıtlarında hapis cezası bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/1.maddesindeki diğer tedbirlerden birine çevrilmemiş bulunulmasına isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümde yasa yolu ve yöntemi gösterilirken temyiz süresinin tefhimden sonra mı yoksa tebliğden sonra mı başlayacağının gösterilmemesi suretiyle oluşan yanıltma nedeniyle 13.07.2007 gün ve 2007/182 esas, 2007/408 sayılı karar kesinleşmemiş olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
1163 sayılı Kanunun 3476 sayılı Kanunla değişik Ek-2.maddesinde hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya çevrilemeyeceği öngörülmekte ise de, suç tarihinden önce sabıka kayıtlarında hapis cezası bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/1.maddesindeki diğer tedbirlerden birine çevrilmemiş bulunulmasına isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümde yasa yolu ve yöntemi gösterilirken temyiz süresinin tefhimden sonra mı yoksa tebliğden sonra mı başlayacağının gösterilmemesi suretiyle oluşan yanıltma nedeniyle 13.07.2007 gün ve 2007/182 esas, 2007/408 sayılı karar kesinleşmemiş olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.