Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/6167 K.2011/17676
Özet: (1) Uyuşmazlık, Türkiye Muharip Gaziler Derneği’nin uluslararası etkinlikler için harcamalarını ve aidat ödemelerini dernek kanunu gereği kayıt dışı yapması iddiaları üzerine başlatılan soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itirazına dayanıyor. (2) Mahkeme, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu kabul ederek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3 maddesine göre kararı bozmaya karar verdi ve kovuşturmaya yer olmadığına dair itirazın reddine verilen kararı iptal etti.
Dernekler Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.03.2007 tarihli ve 2007/4152 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, mercii Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 26.11.2007 tarihli ve 2007/581 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.03.2008 gün ve 13531 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2008 gün ve KYB. 2008-62243 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Merkezinin, İstanbul Şubesinin, bilgileri dışında düzenlediği Uluslararası 4. Gazi Koşusu için yapılan harcamaların, yurtdışı maraton birliklerine üye olunması ve aidat verilmesi, düzenlenen geziler için yapılan harcamaların bilgileri dışında olması ve bu nedenle 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 maddesinin ihlal edildiği iddiaları karşısında, verilen bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu bu nitelikteki bir bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verilemeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/3. maddesi gereğince soruşturmanın genişletilerek, itiraza konu hususlar hakkında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamelerin iadesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde imzası bulunan şahsın mali müşavir ve konusunda uzman kişi olduğu anlaşıldığından, yeterli bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi kararı yerinde olup bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ilişkin gerekçeler kanun yararına bozma talebinde belirtilmediği gibi takdire dayalı hususlarda kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle ret kararına katılmıyorum.
...
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Merkezinin, İstanbul Şubesinin, bilgileri dışında düzenlediği Uluslararası 4. Gazi Koşusu için yapılan harcamaların, yurtdışı maraton birliklerine üye olunması ve aidat verilmesi, düzenlenen geziler için yapılan harcamaların bilgileri dışında olması ve bu nedenle 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 maddesinin ihlal edildiği iddiaları karşısında, verilen bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu bu nitelikteki bir bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verilemeyeceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/3. maddesi gereğince soruşturmanın genişletilerek, itiraza konu hususlar hakkında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İddianamelerin iadesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde imzası bulunan şahsın mali müşavir ve konusunda uzman kişi olduğu anlaşıldığından, yeterli bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi kararı yerinde olup bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 20.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ilişkin gerekçeler kanun yararına bozma talebinde belirtilmediği gibi takdire dayalı hususlarda kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle ret kararına katılmıyorum.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.