Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/17667 K.2010/8973
Özet: Uyuşmazlık: Yerel mahkemece verilen Zimmet suçuna ilişkin kararın, bankacılık kanunundaki değişiklikler nedeniyle hangi ağır ceza mahkemesinin yetkili olduğu konusundaki hukuki çelişki; Mahkemenin sonucu: Mahkeme, 5020 sayılı yasa ve HSYK kararları ışığında, davanın Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi yerine İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini belirleyerek görevsizlik kararı verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hükümlülüklerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2. maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür."
26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayıyı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı, 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8. Ağır ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında HSYK'nun 29.12.2003 gün, 610 sayılı ve 15.01.2004 gün, 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1. maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiş ise de; bu hükmün uygulanması için önceki mahkemenin görevli olması gerekir. halbuki bu yasa çıkarılmadan önce görevli mahkeme Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi değil, 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi gereği suçun işlendiği yer olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesidir.
Bu değişiklik uyarınca çıkarılan 610 ve 2 sayılı HSYK kararlarında 681 sayılı HSYK kararında olduğu gibi önceki mahkemelerin davaya devam edeceklerine dair bir karar alınmamıştır.
Sanıklar hakkında Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan 14.3.2001 tarihli iddianame ile İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış, yargılama aşamasında olayın iddianamede anlatılış şekli, sanıklara yüklenen eylemlerin niteliği göz önüne alınarak eylemlerin sübutu halinde 4389 sayılı kanunun 22/3-2 cümlesinin uygulanma ihtimali bulunduğu, buna göre davanın ağır ceza mahkemesinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmanın bankanın merkezinin bulunduğu yer itibarıyla Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle dosyanın görevli ve yetkili Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi de 16.3.2004 tarihli kararıyla 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin ikinci bendi gereğince bu davalara bakma görevinin ihtisas mahkemesi olarak kurulup faaliyete geçen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğundan görevsizlik kararı vererek dosyayı anılan mahkemeye göndermiştir. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ise 20.4.2004 günlü tensiple 5020 sayılı yasayla yapılan değişiklik sonucu suçun işlendiği ildeki 2 nolu Ağır Ceza Mahkemesi görevli hale geldiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi de 5020 sayılı yasayla yapılan değişikliğin ancak yeni açılan davalara uygulanabileceği, yargılamanın geldiği aşama itibariyle yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilemeyeceğinden 17.5.2004 tarihinde mahkemenin yetkisizliğine, Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi arasında yetki-görev ihtilafı bulunmadığı halde, oluştuğu kabul edilen olumsuz yetki-görev ihtilafı ile ilgili olarak Yargıtay 5. Ceza Dairesi, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeye göre Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde gerek 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesi ile HSYK'nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre 1999 - 2001 yıllarında İzmir'de işlenen Bankacılık Kanunundan doğan zimmet suçunda görevli mahkeme İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesidir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2010 günü oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Davaya bakan mahkemenin, Yargıtay 5. Ceza Dairesince olumsuz yetki-görev uyuşmazlığı sebebiyle görevlendirilmesinden dolayı bu hususun giderildiği, Yargıtayın bir dairesi tarafından verilen kararın eşit derecede olan diğer bir dairece kaldırılması olanaksız olduğu ve yapılan yargılama neticesi hüküm kurulduğu, bu aşamadan sonra davanın esastan incelenmesi yerine 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Bileştirme Kararına aykırı olarak görevsizlik kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hükümlülüklerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 24/2. maddesine göre "Bu maddeye göre açılacak davalar, ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerde görülür."
26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayıyı Kanun ile maddede yapılan değişiklikle "22. maddenin (3) ve (4) numaralı fıkrası kapsamında veya bu suçlarla bağlantılı olup da Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlara ait davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir" hükmü getirilmiştir. Bu değişiklik uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı ile davaya bakma görevinin İstanbul dışında birden fazla ağır ceza mahkemesi olan yerler için 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir. HSYK'nun 15.01.2004 gün ve 2 sayılı kararı, 610 sayılı kararı kaldırılarak İstanbul için 8. Ağır ceza, diğer iller için 2 no'lu ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesinde de 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesindeki düzenlemenin korunduğu, HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında da önceki kararlar ile 4389 sayılı Kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1 inci maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiştir.
HSYK'nun 08.12.2005 gün ve 861 sayılı kararında HSYK'nun 29.12.2003 gün, 610 sayılı ve 15.01.2004 gün, 2 sayılı kararları ile 4389 sayılı kanun yürürlükte iken belirlenen mahkemelerin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 1. maddesi gereğince bu kanundan doğan davalara bakmaya devam etmelerine karar verilmiş ise de; bu hükmün uygulanması için önceki mahkemenin görevli olması gerekir. halbuki bu yasa çıkarılmadan önce görevli mahkeme Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi değil, 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi gereği suçun işlendiği yer olan İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesidir.
Bu değişiklik uyarınca çıkarılan 610 ve 2 sayılı HSYK kararlarında 681 sayılı HSYK kararında olduğu gibi önceki mahkemelerin davaya devam edeceklerine dair bir karar alınmamıştır.
Sanıklar hakkında Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan 14.3.2001 tarihli iddianame ile İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış, yargılama aşamasında olayın iddianamede anlatılış şekli, sanıklara yüklenen eylemlerin niteliği göz önüne alınarak eylemlerin sübutu halinde 4389 sayılı kanunun 22/3-2 cümlesinin uygulanma ihtimali bulunduğu, buna göre davanın ağır ceza mahkemesinin görev alanında kaldığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmanın bankanın merkezinin bulunduğu yer itibarıyla Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle dosyanın görevli ve yetkili Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi de 16.3.2004 tarihli kararıyla 5020 sayılı yasanın 26. maddesinin ikinci bendi gereğince bu davalara bakma görevinin ihtisas mahkemesi olarak kurulup faaliyete geçen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğundan görevsizlik kararı vererek dosyayı anılan mahkemeye göndermiştir. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ise 20.4.2004 günlü tensiple 5020 sayılı yasayla yapılan değişiklik sonucu suçun işlendiği ildeki 2 nolu Ağır Ceza Mahkemesi görevli hale geldiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi de 5020 sayılı yasayla yapılan değişikliğin ancak yeni açılan davalara uygulanabileceği, yargılamanın geldiği aşama itibariyle yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilemeyeceğinden 17.5.2004 tarihinde mahkemenin yetkisizliğine, Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi ile Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi arasında yetki-görev ihtilafı bulunmadığı halde, oluştuğu kabul edilen olumsuz yetki-görev ihtilafı ile ilgili olarak Yargıtay 5. Ceza Dairesi, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeye göre Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.
Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde gerek 5020 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Kanunun 24/2. maddesi hükmü ve buna dayalı olarak alınan HSYK'nun 29.12.2003 tarih ve 610 sayılı kararı, gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 164. maddesi ile HSYK'nun 08.12.2005 tarih ve 861 sayılı kararlarına göre 1999 - 2001 yıllarında İzmir'de işlenen Bankacılık Kanunundan doğan zimmet suçunda görevli mahkeme İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesidir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde esastan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2010 günü oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Davaya bakan mahkemenin, Yargıtay 5. Ceza Dairesince olumsuz yetki-görev uyuşmazlığı sebebiyle görevlendirilmesinden dolayı bu hususun giderildiği, Yargıtayın bir dairesi tarafından verilen kararın eşit derecede olan diğer bir dairece kaldırılması olanaksız olduğu ve yapılan yargılama neticesi hüküm kurulduğu, bu aşamadan sonra davanın esastan incelenmesi yerine 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Bileştirme Kararına aykırı olarak görevsizlik kararı verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.