Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/17325 K.2010/9124
Özet: Temel suçtan dolayı verilen cezanın, yasal sürede kabul edilen temyiz başvurusu kabul edilerek, 16.06.2010 tarihinde oybirliğiyle BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve zoralıma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kararda temyiz başvuru yöntemi usule uygun gösterilmediğinden sanık ...'nun temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek, katılan vekili ve tüm sanıkların temyizine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve zoralıma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kararda temyiz başvuru yöntemi usule uygun gösterilmediğinden sanık ...'nun temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek, katılan vekili ve tüm sanıkların temyizine göre yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.