Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/14481 K.2010/4507
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 9.6.2006 tarihli 2006/322 sayılı haksız rekabet suçundaki hüküm için, 22.11.2006 tarihli temyiz talebinde süre, merci ve başvuru şeklinin net olmamasına rağmen, 15.3.2010 tarihli kararla bölünen hüküm BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Haksız rekabet
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 34/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunluluk bulunması karşısında; 9.6.2006 tarihli hükümde başvuru yapılacak merci ile başvuru şekli ve süresi açıkça gösterilmediğinden sanık müdafiinin 22.11.2006 tarihli temyiz talebinin süresinde yapıldığı kabul edilip, mahkemenin 28.11.2006 gün ve 2006/322 sayılı RED kararı kaldırılarak, 9.6.2006 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 15.3.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Haksız rekabet
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 34/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunluluk bulunması karşısında; 9.6.2006 tarihli hükümde başvuru yapılacak merci ile başvuru şekli ve süresi açıkça gösterilmediğinden sanık müdafiinin 22.11.2006 tarihli temyiz talebinin süresinde yapıldığı kabul edilip, mahkemenin 28.11.2006 gün ve 2006/322 sayılı RED kararı kaldırılarak, 9.6.2006 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 15.3.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.