Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/13760 K.2011/1980
Özet: Uyuşmazlık konusu, yerel mahkemece verilen 1918 Sayılı Kanuna Muhalefet suçlamasıyla ilgili sanıkların temyiz talepleri ve yasal prosedürlerin eksikliği üzerineydi; Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların beraatini veya hükümlülüklerini yeniden değerlendirdi. Mahkeme, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar vererek yerel mahkemenin kararını bozdu ve ilgili sanıklar için yeni bir yargılamanın başlatılmasını emreddi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1918 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Sanık ... hakkında beraatine, diğer sanıklar hakkında hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık ...'ın temyizi üzerine yapılan incelemede,
Sanık ...'ın yokluğunda verilen kararı 04.03.2008 tarihinde tebliğ ederek 07.03.2008 havale tarihli dilekçesiyle süresinde temyiz ettiği gibi, ayrıca anılan kararda temyiz yönteminin gösterilmemesi nedeniyle de yasa yoluna başvurmada yanıltılan sanığın temyizi süresinde olduğundan tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde yaşı küçük bulunan sanık ... hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesindeki kurallara göre; hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyizleri ile katılan vekilinin sanık ...'ye yönelik temyizine gelince;
1-Sanık ...'in yasaya uygun olarak sorgusu yapılarak, olay tarihinde yakalandığında kolluk güçlerine kendi adını ... olarak bildirip bildirmediği, hususu da kendisinden sorularak olayın duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması ve ileri süreceği kanıtlar bulunduğu takdirde toplanıp ulaşılacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2-5271 sayılı CMK'nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14.fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1918 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Sanık ... hakkında beraatine, diğer sanıklar hakkında hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık ...'ın temyizi üzerine yapılan incelemede,
Sanık ...'ın yokluğunda verilen kararı 04.03.2008 tarihinde tebliğ ederek 07.03.2008 havale tarihli dilekçesiyle süresinde temyiz ettiği gibi, ayrıca anılan kararda temyiz yönteminin gösterilmemesi nedeniyle de yasa yoluna başvurmada yanıltılan sanığın temyizi süresinde olduğundan tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde yaşı küçük bulunan sanık ... hakkında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesindeki kurallara göre; hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
II-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in temyizleri ile katılan vekilinin sanık ...'ye yönelik temyizine gelince;
1-Sanık ...'in yasaya uygun olarak sorgusu yapılarak, olay tarihinde yakalandığında kolluk güçlerine kendi adını ... olarak bildirip bildirmediği, hususu da kendisinden sorularak olayın duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması ve ileri süreceği kanıtlar bulunduğu takdirde toplanıp ulaşılacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan sanığın sorgusu yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı,
2-5271 sayılı CMK'nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14.fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.