Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2007/18387 K.2011/2295
Özet: Uyuşmazlık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na aykırılık suçundan sanığa verilen “1 ay süre ile orman yangınlarını söndürme işinde çalışma” cezasının geçerliliği ve uygulanabilirliğidir. Mahkeme, kararın kanun yararına bozulması için gerekli başvuru şeklinin eksik olduğunu belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma talebini reddetti.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'in 1163 sayılı Kanun'un ek 2/2, 1 ay hapis ye 216, Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4/1-2 maddeleri gereğince sanık hakkındaki kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, 1 ay süre ile orman yangınlarını söndürme işinde çalışma cezasına çevrilmesine dair, Manavgat 2. Asliye Mahkemesinin 30/03/2007 tarihli ve 2006/638 esas, 20107/230 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.11.2007 gün ve 57625 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2007 gün ve KYB. 2007-256313 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
647 sayılı Kanun'un 4. maddesinin kapsamından anlaşıldığı üzere, uygulanması halinde sanığa muayyen bir yere gitmekten, bazı faaliyetleri veya meslek ve sanatı icradan men etmek şeklinde olup yükümlülük yüklememektedir. Buna göre sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının "1 ay süre ile orman yangınlarını söndürme işinde çalışma cezasına çevrilmesine" dair yazılı şekilde yükümlülük yüklenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.11.2006 gün ve 2006/213 Esas, 229 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; sanığın yüzüne karşı verilen kararda başvuru şekli ve merciinin belirtilmediği gibi anılan hususları içeren tebligatta gönderilmediği bu suretle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
647 sayılı Kanun'un 4. maddesinin kapsamından anlaşıldığı üzere, uygulanması halinde sanığa muayyen bir yere gitmekten, bazı faaliyetleri veya meslek ve sanatı icradan men etmek şeklinde olup yükümlülük yüklememektedir. Buna göre sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının "1 ay süre ile orman yangınlarını söndürme işinde çalışma cezasına çevrilmesine" dair yazılı şekilde yükümlülük yüklenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.11.2006 gün ve 2006/213 Esas, 229 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; sanığın yüzüne karşı verilen kararda başvuru şekli ve merciinin belirtilmediği gibi anılan hususları içeren tebligatta gönderilmediği bu suretle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 09.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.