‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/3989 K.2016/784

Esas No: 2015/3989 · Karar No: 2016/784 · Karar Tarihi: 10.02.2016
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahalli mahkemeden gelen itirazın iptali davası kapsamında kira ve ortak gider alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozmuş ve ilgili alacakların peşin olarak alınmasını hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kira ve ortak gider alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-) Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Olayımızda, davacı tarafından başlatılan icra takibinde talep edilen kira ve aidat alacağı miktarları borçlu tarafından bilinecek durumda ve likit olduğu halde mahkemece yazılı gerekçe ile davacı alacaklının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.

3-) Davalı vekilinin hükmedilen kira alacağına yönelik temyiz itirazına gelince;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takip konusu döneme ait davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek davalının kira alacağı hesaplanmış ise de; 17/09/2013 tarihinde davalı tarafından yapılan 1.100 TL kira ödemesinin, 1.000 TL olduğu esas alınarak alacak miktarının belirlenmesi de doğru görülmemiştir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alının temyiz harcının temyiz edene iadesine 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?