Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/8893 K.2015/5344
Özet: Uyuşmazlık, kiracı ve kefil aleyhine başlatılan ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla açılan icra takibiyle ilgili itirazın iptali ve tahliye talebidir; mahkeme, kiracının itirazını iptal ederek takibin devamına ve %20 icra tazminatına karar verirken kefilin sorumluluğunu 3 yıl ile sınırlayarak borçtan kurtulmasını kabul etmiştir. Temyizde ise mahkemenin kiracı hakkındaki hükmü onanmış, kefil hakkındaki karar bozulmuş ve temyiz gideri davalıdan alınmıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde ayrı ayrı temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla kiracı ve kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalı kiracı yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, tahliyeye ve %20 icra tazminatına, davalı kefil yönünden itirazın kısmen iptali ile 4.400 TL üzerinden takibin devamına, %20 icra tazminatına karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefil ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davacı ile davalı kiracı ... arasında 15.11.2009 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... müşterek ve müteselsil kefil olarak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 586. maddesi (818 sayılı BK’nun 487. maddesi) gereğince kiralayanla birlikte kira borçlarından sorumludur. Ancak, 15.11.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 3 yıllık olup, kefilin sorumluluğu da 3 yıl ile sınırlıdır. 6098 sayılı TBK'nun 600. maddesi (818 sayılı BK’nun 493. maddesi) gereğince süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur. Davacı kiralayan tarafından 30.7.2013 tarihinde kiracı ve kefil hakkında başlatılan takip talebi ile 2011 ve 2012 yıllarına ait toplam 8.000 TL kira parasının tahsili talep edilmiştir. Taraflararasında uyuşmazlık konusu olmayan 15.11.2009 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin süresi 15.11.2012 tarihinde sona ermiş olup davacı alacaklı kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra 30.7.2013 tarihinde takip başlattığından kefil Borcundan kurtulmuştur. Bu nedenle mahkemece kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracı .... hakkında verilen hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentde yazılı nedenlerle davalı kefil ... hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ....'den alınmasına istek halinde peşin alınan harcın temyiz eden davalı ....'a iadesine 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde ayrı ayrı temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla kiracı ve kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalı kiracı yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, tahliyeye ve %20 icra tazminatına, davalı kefil yönünden itirazın kısmen iptali ile 4.400 TL üzerinden takibin devamına, %20 icra tazminatına karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı kiracı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı kefil ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Davacı ile davalı kiracı ... arasında 15.11.2009 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... müşterek ve müteselsil kefil olarak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 586. maddesi (818 sayılı BK’nun 487. maddesi) gereğince kiralayanla birlikte kira borçlarından sorumludur. Ancak, 15.11.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 3 yıllık olup, kefilin sorumluluğu da 3 yıl ile sınırlıdır. 6098 sayılı TBK'nun 600. maddesi (818 sayılı BK’nun 493. maddesi) gereğince süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur. Davacı kiralayan tarafından 30.7.2013 tarihinde kiracı ve kefil hakkında başlatılan takip talebi ile 2011 ve 2012 yıllarına ait toplam 8.000 TL kira parasının tahsili talep edilmiştir. Taraflararasında uyuşmazlık konusu olmayan 15.11.2009 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin süresi 15.11.2012 tarihinde sona ermiş olup davacı alacaklı kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra 30.7.2013 tarihinde takip başlattığından kefil Borcundan kurtulmuştur. Bu nedenle mahkemece kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracı .... hakkında verilen hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentde yazılı nedenlerle davalı kefil ... hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ....'den alınmasına istek halinde peşin alınan harcın temyiz eden davalı ....'a iadesine 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.