Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/9765 K.2012/12932
Özet: (1) Taraflar arasında kira sözleşmesinin erken feshi nedeniyle kiracının tahliye tarihinden sonraki bir aylık kira bedelinin ödenmesi konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına ve temyiz harcının iadesine hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin makul süreye ilişkin temyizine gelince:
Dava kira süresi dolmadan kiralananı boşaltan davalı kiracıdan dönem sonuna kadar olan kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/09/2002 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 7 maddesinde “Kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorundadır.” hükmü mevcuttur. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Kiralananın 2009 yılı şubat ayında tahliye edildiği tarafların kabulündedir. Davalının süresinden önce kiralananı boşalttığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kural olarak kiracı haksız fesih durumunda kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak BK 98 md göndermesi ile aynı kanunun 44 md uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Davalı kiracı taşınmazı 2009 yılı şubat ayında tahliye ettikten sonraki sorumluluğu kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebilceği süre kadardır. Ne var ki bu süre taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7 maddesinde bir ay olarak kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davalı kiracının tahliye tarihinden sonraki bir aylık kira bedeli (mart ayı kirası) ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde fazla kira bedeline hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin makul süreye ilişkin temyizine gelince:
Dava kira süresi dolmadan kiralananı boşaltan davalı kiracıdan dönem sonuna kadar olan kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/09/2002 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 7 maddesinde “Kiracı kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorundadır.” hükmü mevcuttur. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Kiralananın 2009 yılı şubat ayında tahliye edildiği tarafların kabulündedir. Davalının süresinden önce kiralananı boşalttığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kural olarak kiracı haksız fesih durumunda kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak BK 98 md göndermesi ile aynı kanunun 44 md uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Davalı kiracı taşınmazı 2009 yılı şubat ayında tahliye ettikten sonraki sorumluluğu kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebilceği süre kadardır. Ne var ki bu süre taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7 maddesinde bir ay olarak kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davalı kiracının tahliye tarihinden sonraki bir aylık kira bedeli (mart ayı kirası) ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde fazla kira bedeline hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.