Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/9596 K.2012/12799
Özet: (1) Kiracı …’in taşınmazı akde aykırı kullanması ve işyeri ihtiyacı nedeniyle davalı …’nin fuzuli işgalinden dolayı tahliye talebi; (2) Mahkeme, kiracının akde aykırılığına dayanan tahliyesini bozarak, diğer davalının işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesini onayladı.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı ...’in akde aykırılık ve işyeri ihtiyacı nedenleriyle, davalı ...’ün ise fuzuli işgal nedeniyle tahliyelerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı ...’ün fuzuli işgalden ve davalı ...’in ise işyeri ihtiyacı nedenlerine dayalı olarak tahliyelerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ...’in akde aykırılık nedenine dayalı tahliyesine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmaz 20.7.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile davalı ...’e kiralanmış olup, kiralananın diğer davalı ...’e devredilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum her ne kadar akde aykırılık oluşturmakta ise de, yukarıda açıklandığı üzere söz konusu aykırılığın giderilmesi için ihtarname ile belirli bir süre verilerek verilen süre içerisinde söz konusu aykırılığın giderilmemiş olması halinde dava açılabilecek olup, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde adı geçen davalının “akde aykırılık” hukuksal nedenine dayalı olarak ta tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ...’ün fuzuli işgal nedenine, diğer davalı ...’in ise işyeri ihtiyacı nedenine dayalı olarak tahliyelerine dair verilen hüküm kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı ...’in “akde aykırılık” hukuksal nedenine dayalı olarak tahliyesine dair verilen hüküm kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılardan alınmasına, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı ...’in akde aykırılık ve işyeri ihtiyacı nedenleriyle, davalı ...’ün ise fuzuli işgal nedeniyle tahliyelerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı ...’ün fuzuli işgalden ve davalı ...’in ise işyeri ihtiyacı nedenlerine dayalı olarak tahliyelerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ...’in akde aykırılık nedenine dayalı tahliyesine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmaz 20.7.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile davalı ...’e kiralanmış olup, kiralananın diğer davalı ...’e devredilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum her ne kadar akde aykırılık oluşturmakta ise de, yukarıda açıklandığı üzere söz konusu aykırılığın giderilmesi için ihtarname ile belirli bir süre verilerek verilen süre içerisinde söz konusu aykırılığın giderilmemiş olması halinde dava açılabilecek olup, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde adı geçen davalının “akde aykırılık” hukuksal nedenine dayalı olarak ta tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ...’ün fuzuli işgal nedenine, diğer davalı ...’in ise işyeri ihtiyacı nedenine dayalı olarak tahliyelerine dair verilen hüküm kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı ...’in “akde aykırılık” hukuksal nedenine dayalı olarak tahliyesine dair verilen hüküm kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılardan alınmasına, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.