‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/7348 K.2012/10361

Esas No: 2012/7348 · Karar No: 2012/10361 · Karar Tarihi: 09.07.2012
Özet: Uyuşmazlık, kiralananın işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesi talebine ilişkin olup, davacının satın aldığı taşınmaza karşı kiralayanın konutunu koruma iddialarıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına ve ilgili harcın iadesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, müvekkilinin kirada bulunduğu işyerinde demir doğrama ve kaynak işi yaptığını, kiralanana ihtiyacı olduğunu, kiralananı bu nedenle satın aldığını ileri sürerek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiş, davalı davanın reddini savunmuştur.

6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez.

Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.

Davacının satın almak suretiyle malik olduğu taşınmazda davalının kiracı olarak oturduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 28.05.2010 tarihinde satın alma yoluyla iktisap ettiği kiralanana, kendi ihtiyacı olduğunu 14.06.2010 tarihinde tebliğ tarihli ihtarnameyle bildirmiş, iktisaptan itibaren altı ayı müteakip 11.02.2011 tarihinde de görülmekte olan davayı açmıştır. Davanın bu şekilde açılıp yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki, işyeri ihtiyacına dayalı tahliye davalarında ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Davacı tahliye tehdidi altında olduğunu iddia etmemiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazın başında keşif yaparak satın alınan taşınmazın kirada olduğu taşınmaza nazaran daha üstün olup olmadığının ve kiralananın yapılacak işe uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?