‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/5086 K.2012/9078

Esas No: 2012/5086 · Karar No: 2012/9078 · Karar Tarihi: 18.06.2012
Özet: Uyuşmazlık, davacı tarafından önalım hakkı sebebiyle satılan payın iptali ve tescilini talep etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, hak düşürücü sürenin dolmuş olmasından dolayı davayı reddederek kararını bozmadı ve temyiz harcının peşin alındığını belirterek onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Önalım

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, önalım hakkına konu edilen 240/720 payın 23/12/1999 tarihinde davalıya satıldığını yeni öğrendiğini ileri sürerek 25/12/2006 tarihinde ikame ettiği iş bu davada, davaya konu payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, davanın öğrenmeye nazaran süresinde açılmadığını, hisseye tekabül eden kısmın zeminde rızai ve fiili olarak taksim edilerek kullanılageldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Önalım hakkına konu edilen pay satışı 23/12/1999 tarihinde yapılmıştır. Satış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medeni ’sinin 658/3. maddesi hükmüne göre davanın satışın öğrenilmesinden itibaren bir ay, herhalde satış tarihinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir. Ne var ki dava açma süresi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonraki döneme de geçmiş durumdadır. Konuya ilişkin olarak 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 20. maddesinde “Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, Türk Kanunu Medenisi hükümlerine tabi olmaya devam ederler. Ancak söz konusu süreler, Türk Medeni Kanunu’nun belirlediği süreden uzun ise, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu kanunda belirlenen sürenin geçmesiyle dolmuş olur.” düzenlemesi getirilmiştir. 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 733/3. maddesinde, önalım hakkının her halükarda satış tarihinden itibaren iki yıl geçmekle düşeceği hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre davanın en geç 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde açılması gerekmekte olup hak düşürücü süre 01.01.2004 tarihinde dolmuştur. Mahkemece bu hususun resen gözetilerek hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu yüzden hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden sonuç itibarıyla doğru olan hükmün gerekçesinin, hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düzeltilerek ONANMASINA ve temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?