Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/1910 K.2012/3075
Özet: Uyuşmazlık, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi talebi ve bu ihtarnamelerin usulsüz olarak tebliğ edilip edilmediği konusundadır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına hükmeder; istek halinde peşin alınan temyiz harcının iadesine karar verir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13. Tebligat Tüzğünün 17 ve 18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple .. iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımızda ise davacı tarafından davalıya 30.09.2009 ve 6.11.2009 tarihinde keşide edilen ihtarnameler davalı şirketin yetkili mümessillerinin hangi nedenle tebligat alamayacak durumda oldukları belirtilmeksizin, adresteki işyerinde çalışan yetkili ... imzasına tebliğ edilmiş olup, adı geçen kişinin dosyada bulunan imza sirkülerinden şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda ihtarnamelerin Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kabul edilemez ve bu şekilde yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmayacağından ihtarnamelerin haklı olduğundan da bahsedilemez. Davalı hakkında Ümraniye 3. İcra Müdürlğünün 2010/5132 esas sayılı dosyası ile 1.3.2010 tarihinde başlatılan takip üzerine düzenlenen ödeme emri tebligatının da Ümraniye 2. İcra Mahkemesinin 27.7.2010 tarihli 2010/922 Esas-742 Karar sayılı ilamı ile usulsüz olduğunun tespitine karar verildiğine göre mahkemece iki haklı ihtar olgusu gerçekleşmediğinden tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ... ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13. Tebligat Tüzğünün 17 ve 18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple .. iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımızda ise davacı tarafından davalıya 30.09.2009 ve 6.11.2009 tarihinde keşide edilen ihtarnameler davalı şirketin yetkili mümessillerinin hangi nedenle tebligat alamayacak durumda oldukları belirtilmeksizin, adresteki işyerinde çalışan yetkili ... imzasına tebliğ edilmiş olup, adı geçen kişinin dosyada bulunan imza sirkülerinden şirket yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda ihtarnamelerin Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği kabul edilemez ve bu şekilde yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmayacağından ihtarnamelerin haklı olduğundan da bahsedilemez. Davalı hakkında Ümraniye 3. İcra Müdürlğünün 2010/5132 esas sayılı dosyası ile 1.3.2010 tarihinde başlatılan takip üzerine düzenlenen ödeme emri tebligatının da Ümraniye 2. İcra Mahkemesinin 27.7.2010 tarihli 2010/922 Esas-742 Karar sayılı ilamı ile usulsüz olduğunun tespitine karar verildiğine göre mahkemece iki haklı ihtar olgusu gerçekleşmediğinden tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ... ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.