Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/10130 K.2012/13408
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahalli mahkemeden gelen önalım davasında 20 bağımsız bölümün paylarının iptali ve davacı adına tescil talebine ilişkin; (2) Mahkeme, iki bağımsız bölümü reddederek diğer bölümlerdeki davalı adına kayıtlı payların iptalini ve davacı adına tescili onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava 20 adet bağımsız bölüm hakkında önalıma konu payların iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece iki adet bağımsız bölüm yönünden davanın reddine diğer bölümlerdeki davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olup hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 20 adet bağımsız bölüme ilişkin olarak açılan davada davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu bağımsız bölümlerde, diğer paydaşların paylarını 18.06.2008, 10.06.2008, 23.06.2008, 24.06.2008 ve 09.07.2008 tarihlerinde davalıya sattıklarını, alıcı veya satıcılar tarafından satışın müvekkiline bildirilmediğini belirterek yasal süresinde açtığı bu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili, bağımsız bölümlerin kat irtifakı tesisi ile kurulduğunu, müvekkilinin bağımsız bölümlerde kadim payları olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanununun 8. maddesine göre önalım hakkının kullanılamayacağını, davaya konu payların devrine ilişkin resmi senetteki değerin gerçeği yansıtmadığını, esasen müvekkilinin bu payları bir bedel karşılığında değil gayrimenkul takası karşılığında aldığını buna ilişkin harici senetler tanzim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalının eskiden beri paydaş olduğu davaya konu A Blok 4 nolu bağımsız bölüm ile B Blok 8 nolu bağımız bölüm hakkında açılan davanın reddine diğer bağımsız bölümlerdeki davalı adına kayıtlı paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, yerel mahkemece verilen kararın hüküm bölümünde parsel numarasının “5292 ada 6 Nolu parsel” olarak yazılacak yerde aynı ada 2 nolu parsel olarak gösterilmiş olmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin 2, davalı vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekilinin 5292 ada 6 parselde bulunan A Blok 4 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava kat irtifakı kurulu bağımsız bölümlere ilişkindir. Mahkemece reddine karar verilen A Blok 4 nolu bağımsız bölüm tapuda 1/26 pay oranında davacı, 25/26 pay oranında davalı adına kayıtlı olup davalı söz konusu payı 24.06.2008 tarihinde dava dışı ...’dan satın almıştır. Dava satın alınan bu paya yöneliktir. Mahkemece her ne kadar davalının bağımsız bölümde yeni malik olmayıp kadim payı bulunduğu belirtilmiş ise de davalının kat irtifakının tesisi sırasında mevcut olan önceki payını 16.07.1999 tarihinde satarak paydaşlıktan çıktığı sabittir. Bu durumda mahkemece davalının baştan itibaren bağımsız bölümün paydaşı olduğuna yönelik kabulü hatalı olup davalının 16.07.1999 tarihindeki satış ile paydaşlığı son bulduğuna göre işbu dava ile 24.06.2008 tarihinde gerçekleşen satın almaya yönelik önalım hakkının kullanılmasında bir usulsüzlük bulanmamaktadır. Bu yönüyle mahkemece davaya konu A Blok 4 nolu bağımsız bölüm yönünden istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olmuştur.
3-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Kabule göre açılan dava A Blok 4 nolu ve B Blok 8 Nolu bağımsız bölümlerdeki davalı payı yönünden reddedilmiş olup dava davalı adına kayıtlı bir kısım paylar yönünden reddedildiğine göre reddedilen kısım yönünden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: Önalım
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava 20 adet bağımsız bölüm hakkında önalıma konu payların iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece iki adet bağımsız bölüm yönünden davanın reddine diğer bölümlerdeki davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olup hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 20 adet bağımsız bölüme ilişkin olarak açılan davada davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu bağımsız bölümlerde, diğer paydaşların paylarını 18.06.2008, 10.06.2008, 23.06.2008, 24.06.2008 ve 09.07.2008 tarihlerinde davalıya sattıklarını, alıcı veya satıcılar tarafından satışın müvekkiline bildirilmediğini belirterek yasal süresinde açtığı bu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili, bağımsız bölümlerin kat irtifakı tesisi ile kurulduğunu, müvekkilinin bağımsız bölümlerde kadim payları olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanununun 8. maddesine göre önalım hakkının kullanılamayacağını, davaya konu payların devrine ilişkin resmi senetteki değerin gerçeği yansıtmadığını, esasen müvekkilinin bu payları bir bedel karşılığında değil gayrimenkul takası karşılığında aldığını buna ilişkin harici senetler tanzim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalının eskiden beri paydaş olduğu davaya konu A Blok 4 nolu bağımsız bölüm ile B Blok 8 nolu bağımız bölüm hakkında açılan davanın reddine diğer bağımsız bölümlerdeki davalı adına kayıtlı paylar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, yerel mahkemece verilen kararın hüküm bölümünde parsel numarasının “5292 ada 6 Nolu parsel” olarak yazılacak yerde aynı ada 2 nolu parsel olarak gösterilmiş olmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin 2, davalı vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekilinin 5292 ada 6 parselde bulunan A Blok 4 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava kat irtifakı kurulu bağımsız bölümlere ilişkindir. Mahkemece reddine karar verilen A Blok 4 nolu bağımsız bölüm tapuda 1/26 pay oranında davacı, 25/26 pay oranında davalı adına kayıtlı olup davalı söz konusu payı 24.06.2008 tarihinde dava dışı ...’dan satın almıştır. Dava satın alınan bu paya yöneliktir. Mahkemece her ne kadar davalının bağımsız bölümde yeni malik olmayıp kadim payı bulunduğu belirtilmiş ise de davalının kat irtifakının tesisi sırasında mevcut olan önceki payını 16.07.1999 tarihinde satarak paydaşlıktan çıktığı sabittir. Bu durumda mahkemece davalının baştan itibaren bağımsız bölümün paydaşı olduğuna yönelik kabulü hatalı olup davalının 16.07.1999 tarihindeki satış ile paydaşlığı son bulduğuna göre işbu dava ile 24.06.2008 tarihinde gerçekleşen satın almaya yönelik önalım hakkının kullanılmasında bir usulsüzlük bulanmamaktadır. Bu yönüyle mahkemece davaya konu A Blok 4 nolu bağımsız bölüm yönünden istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olmuştur.
3-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Kabule göre açılan dava A Blok 4 nolu ve B Blok 8 Nolu bağımsız bölümlerdeki davalı payı yönünden reddedilmiş olup dava davalı adına kayıtlı bir kısım paylar yönünden reddedildiğine göre reddedilen kısım yönünden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olup hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.