Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/446 K.2021/13240
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 23/02/2016 tarihli celsede usulsüz tebliğ edilmekle, sanığın temyiz taleplerinin süresinde kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e ve 35. maddesinin uygulanmasının doğruluğunu, 53. maddesinin iptalini göz önünde bulundurarak, sanığın temyiz itirazlarını reddederek nihai mahkumiyet kararını ONARMAYA karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık bakımından; yokluğunda 23/02/2016 tarihli son celsede verilen kararın, askerde bulunan sanığa usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın kararı öğrenmekle yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı 3 yıl olmasına karşın, yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiği sokaktan başka bir sokakta yakalanmasına karşın hakkında şartları oluşmamasına rağmen TCK’nın 35. maddesinde yer alan teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 13/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık bakımından; yokluğunda 23/02/2016 tarihli son celsede verilen kararın, askerde bulunan sanığa usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın kararı öğrenmekle yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı 3 yıl olmasına karşın, yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiği sokaktan başka bir sokakta yakalanmasına karşın hakkında şartları oluşmamasına rağmen TCK’nın 35. maddesinde yer alan teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 13/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.