Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2015/2338 K.2018/718
Özet: Uyuşmazlık, işyerinde yağma ve kasten yaralama suçlamalı bir sanığın mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusunu kapsamaktadır; Mahkeme, sanığın esir tutulduğu savunma ücretine ilişkin baro veya hâkim tarafından talep edilen tutarların yasal çerçevede alınamayacağını belirlemiştir. Mahkeme, mahkumiyet kararının ilgili maddesinin yazım hatasını düzelterek, baro tarafından verilen zorunlu savunma ücretinin sanıktan alınamayacağını kabul ederek, mevcut kararı bozup düzeltilmiş hâlde yeniden onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre TCK'nın 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin işyerinde yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine karşın, tefhimle infaza esas kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm kısımlarında da, uygulama maddesinin TCK'nun 149/1-d yerine, aynı kanunun 148/1-d madde ve fıkrası olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiş,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, yargılama giderlerine ilişkin miktardan, hesap dökümünde her bir sanık için belirtilen “Müdafii ücreti 533,00 TL” nin çıkartılarak, yerine “zorunlu savunman giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre TCK'nın 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin işyerinde yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine karşın, tefhimle infaza esas kısa kararın ve gerekçeli kararın hüküm kısımlarında da, uygulama maddesinin TCK'nun 149/1-d yerine, aynı kanunun 148/1-d madde ve fıkrası olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiş,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, yargılama giderlerine ilişkin miktardan, hesap dökümünde her bir sanık için belirtilen “Müdafii ücreti 533,00 TL” nin çıkartılarak, yerine “zorunlu savunman giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.