Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2014/15585 K.2018/982
Özet: Uyuşmazlık, 24.11.2016’da kabul edilen yeni ceza muhakemesi kanununa göre dolandırıcılık suçuyla ilgili olarak sanıkların hapis cezası ve adli para cezası kararına karşı girilen temyiz başvurusudur. Mahkeme, hükümdaki çelişkileri ve güncel kanun değişikliklerini göz önünde bulundurarak, temyiz başvurusunu kabul etmiş ve mahkumiyet kararıyla birlikte hapis ve para cezasını bozarak kararını iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16/12/2014 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
1-Sanıklara yüklenen TCK'nın 157/1. maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
2- Uygulamaya göre de;
a-Tefhimle infaza esas kararda; takdiren suçun oluşu ve işleniş biçimi de nazara alınarak teşdiden, sanık ... hakkında TCK nın 37/1, 157/1, 52/2, 58, 53. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl hapis ve 50.000.00.-TL Adli para cezası ile, sanık ... hakkında TCK'nın 37/1, 157/1, 52/2, 53. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl hapis ve 50.000.00.-TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına yönünde hüküm kurulduğu halde, gerekçe bölümünde “sanıklar hakkında ceza tertip edilirken suçun oluşu ve işleniş biçimi, kastın ve zararın yoğunluğu, sanıkların sosyal durumu ve diğer etkenler gözetilerek temel hürriyeti bağlayıcı cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus görülmediği” betimlenmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye düşülmesi,
b-Mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 16/12/2014 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
1-Sanıklara yüklenen TCK'nın 157/1. maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
2- Uygulamaya göre de;
a-Tefhimle infaza esas kararda; takdiren suçun oluşu ve işleniş biçimi de nazara alınarak teşdiden, sanık ... hakkında TCK nın 37/1, 157/1, 52/2, 58, 53. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl hapis ve 50.000.00.-TL Adli para cezası ile, sanık ... hakkında TCK'nın 37/1, 157/1, 52/2, 53. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl hapis ve 50.000.00.-TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına yönünde hüküm kurulduğu halde, gerekçe bölümünde “sanıklar hakkında ceza tertip edilirken suçun oluşu ve işleniş biçimi, kastın ve zararın yoğunluğu, sanıkların sosyal durumu ve diğer etkenler gözetilerek temel hürriyeti bağlayıcı cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir husus görülmediği” betimlenmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye düşülmesi,
b-Mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.