Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/4939 K.2013/7016
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu. Mahkeme sonucu: Temyiz itirazları reddedildi; sanıklar hapis cezası ile birlikte adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesi, velayet haklarının kısıtlanması gibi eksikliklerin düzeltilerek mahkumiyet kararı onaylandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, hırsızlık malını bilerek satın almak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan bütün suçlardan, sanıklardan ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık ... hakkında, uygulama maddesinin 5237 sayılı yasanın 116/1. maddesi olarak düzeltilmesi yerinde giderilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanık ... hakkında hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezanın hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ... hakkında; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” ilişkin bölümün çıkarılarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “ Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında gündüzleyin birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçu ile sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
a) Sanıklar ..., ... ve ...'a yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, suçun işlendiği 27.08.2002 tarihi ile inceleme tarihi arasında aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 5 yıl 12 aylık sürenin geçmiş bulunması,
b) Sanık ...'ya yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 512. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 27.08.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelenmesine gelince,
1- Sanıklar ..., ... ve ...'in 22/05/2003 tarihli duruşma aşamasına kadar sanık ...'ın hırsızlık suçuna katılımından bahsetmedikleri halde, bu aşamadan sonra ayrıksı yönde anlatımlara yer vermeleri üzerine 23/06/2003 tarihli iddaname ile sanık ... aleyhine kamu davası açılmıştır.
Sanık ...'ın alınan beyanında ise atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Tanık olarak dinlenen ...'un 08/09/2003 tarihli teşhis tutanağı ve tanık ...'nın beyanlarında sanık ... aleyhine kabul edilebilecek bir açıklamalarının bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Öncelikle sanıkların aşamalarda değişen beyanları arasındaki çelişkinin giderildikten, görgüye dayalı anlatımları bulunan tanıkların beyanları tekrardan saptanıp sanık ...'a yönelik teşhisleri bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp belirlendikten sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan sanıklar ... ve ...'nun, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişip gelişmediğine dair uzman hekim raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, hırsızlık malını bilerek satın almak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem aykırı olarak REDDİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan bütün suçlardan, sanıklardan ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanık ... hakkında, uygulama maddesinin 5237 sayılı yasanın 116/1. maddesi olarak düzeltilmesi yerinde giderilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olan sanık ... hakkında hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde bu cezanın hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ... hakkında; Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” ilişkin bölümün çıkarılarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “ Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında gündüzleyin birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçu ile sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
a) Sanıklar ..., ... ve ...'a yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c maddelerinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, suçun işlendiği 27.08.2002 tarihi ile inceleme tarihi arasında aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 5 yıl 12 aylık sürenin geçmiş bulunması,
b) Sanık ...'ya yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 512. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 27.08.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelenmesine gelince,
1- Sanıklar ..., ... ve ...'in 22/05/2003 tarihli duruşma aşamasına kadar sanık ...'ın hırsızlık suçuna katılımından bahsetmedikleri halde, bu aşamadan sonra ayrıksı yönde anlatımlara yer vermeleri üzerine 23/06/2003 tarihli iddaname ile sanık ... aleyhine kamu davası açılmıştır.
Sanık ...'ın alınan beyanında ise atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Tanık olarak dinlenen ...'un 08/09/2003 tarihli teşhis tutanağı ve tanık ...'nın beyanlarında sanık ... aleyhine kabul edilebilecek bir açıklamalarının bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Öncelikle sanıkların aşamalarda değişen beyanları arasındaki çelişkinin giderildikten, görgüye dayalı anlatımları bulunan tanıkların beyanları tekrardan saptanıp sanık ...'a yönelik teşhisleri bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp belirlendikten sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan sanıklar ... ve ...'nun, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişip gelişmediğine dair uzman hekim raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.