Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/7828 K.2013/25689
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yakınının işyeri kapısını kırarak hırsızlık yapması ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etmesiyle ilgili suçlamalar üzerineydi. Mahkeme, bu suçlamaları kabul ederek sanığı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, yakınanın işyeri kapı kilidini kırarak içeriye girdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mala zarar vermek suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Uyap ortamında yapılan sorgulamada; sanık hakkında aynı yakınanın işyerine temyize konu olaydan 10 gün önce girerek hırsızlık yaptığı iddiası ile hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından Manisa 1.Asliye Ceza Mahkemesine dava açılıp, mahkumiyet kararı verildiği, temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 2011/7624 esas sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğinden henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde tanımlanan “zincirleme suç” hükümlerinin uygulama koşullarının değerlendirilebilmesi için her iki dosyanın birleştirilerek yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-) Uygulamaya göre de,
a-) Tanık ...'ın yakınanın işyerinin önünde bir kişiyi, işyeri içerisinde ise başka bir kişiyi gördüğünü beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c. maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-) TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda kazanılmış hakkın korunmasına, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, yakınanın işyeri kapı kilidini kırarak içeriye girdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mala zarar vermek suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Uyap ortamında yapılan sorgulamada; sanık hakkında aynı yakınanın işyerine temyize konu olaydan 10 gün önce girerek hırsızlık yaptığı iddiası ile hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından Manisa 1.Asliye Ceza Mahkemesine dava açılıp, mahkumiyet kararı verildiği, temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 2011/7624 esas sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğinden henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde tanımlanan “zincirleme suç” hükümlerinin uygulama koşullarının değerlendirilebilmesi için her iki dosyanın birleştirilerek yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-) Uygulamaya göre de,
a-) Tanık ...'ın yakınanın işyerinin önünde bir kişiyi, işyeri içerisinde ise başka bir kişiyi gördüğünü beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c. maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-) TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda kazanılmış hakkın korunmasına, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.