Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/5042 K.2012/15173
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 16.12.1995 tarihli hırsızlık suçunun zamanaşımı nedeniyle temyiz edilmesi ve sanığın cezaevinde bulunmasıyla ilgili tebliğat işlemlerinin usulsüzlüğüydü. (2) Mahkeme, 18.02.2000 tarihli kararın bozulmasına gerek olmadığını belirterek, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2012 günlü kenar yazısı ve tebliğnameleri ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dairemizin 29.03.2007 gün ve 2006/8730 Esas, 2007/3962 Karar sayılı ilamında, “04.05.2000 tarihli tutanak içeriğine göre, 18.02.2000 tarihli gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm kurulan sanık yerine kolluk görevlilerince "Karakolda yapılan araştırmada İsmet ...’in (sanık) şu anda Isparta Cezaevinde olduğundan annesi Meryem İrdem’e" açıklamasıyla tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın anılan tarihte cezaevinde olup olmadığı araştırılarak, cezaevinde olduğunun saptanması halinde tebligat işlemi usulsüz olduğundan kararın tebliği ile tebligat belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesiyle birlikte bu konuda ek tebliğname düzenlenerek eklenmesi, o tarihte cezaevinde olmadığının belirlenmesi durumunda ise, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesine” karar verildiği; bu karar doğrultusunda yerinde yapılan araştırmada, sanığın 15.12.1998 ila 31.08.2000 tarihleri arasında Isparta Cezaevi'nde başka suçlardan hükümlü olarak bulunduğu ve bu tarihten sonra Denizli Cezaevi'ne sevk edildiğinin belirlendiği, 18.02.2000 tarihli kararın sanığa cezaevinde 02.02.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın ise öğrenme tarihinde 31.12.2010 günlü dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ve bu nedenle 18.02.2000 tarihli kararın kesinleşmediği anlaşıldığından; hukuki değerden yoksun bulunan Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.09.2005 tarih ve 1998/10 Esas, 2000/95 Ek Karar sayılı uyarlama hükmü kaldırılarak, anılan mahkemenin 18.02.2000 tarih ve 1998/10 Esas, 2000/95 Karar sayılı kararı için yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk, 80. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 16.12.1995 tarihinden 1 hafta kadar öncesinden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2012 günlü kenar yazısı ve tebliğnameleri ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dairemizin 29.03.2007 gün ve 2006/8730 Esas, 2007/3962 Karar sayılı ilamında, “04.05.2000 tarihli tutanak içeriğine göre, 18.02.2000 tarihli gerekçeli kararın, yokluğunda hüküm kurulan sanık yerine kolluk görevlilerince "Karakolda yapılan araştırmada İsmet ...’in (sanık) şu anda Isparta Cezaevinde olduğundan annesi Meryem İrdem’e" açıklamasıyla tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın anılan tarihte cezaevinde olup olmadığı araştırılarak, cezaevinde olduğunun saptanması halinde tebligat işlemi usulsüz olduğundan kararın tebliği ile tebligat belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesiyle birlikte bu konuda ek tebliğname düzenlenerek eklenmesi, o tarihte cezaevinde olmadığının belirlenmesi durumunda ise, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesine” karar verildiği; bu karar doğrultusunda yerinde yapılan araştırmada, sanığın 15.12.1998 ila 31.08.2000 tarihleri arasında Isparta Cezaevi'nde başka suçlardan hükümlü olarak bulunduğu ve bu tarihten sonra Denizli Cezaevi'ne sevk edildiğinin belirlendiği, 18.02.2000 tarihli kararın sanığa cezaevinde 02.02.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın ise öğrenme tarihinde 31.12.2010 günlü dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu ve bu nedenle 18.02.2000 tarihli kararın kesinleşmediği anlaşıldığından; hukuki değerden yoksun bulunan Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23.09.2005 tarih ve 1998/10 Esas, 2000/95 Ek Karar sayılı uyarlama hükmü kaldırılarak, anılan mahkemenin 18.02.2000 tarih ve 1998/10 Esas, 2000/95 Karar sayılı kararı için yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk, 80. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 16.12.1995 tarihinden 1 hafta kadar öncesinden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.