‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/3335 K.2015/39279

Esas No: 2012/3335 · Karar No: 2015/39279 · Karar Tarihi: 06.04.2015
Özet: Uyuşmazlık, sanık A.P. ve F.K.’nin yağma ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, her iki temyiz itirazını reddederek mahkumiyet kararlarını onaylamış ve “değerin azlığı” gerekçesiyle ceza indirimi yapılmadığını belirlemiştir.
Tebliğname No: 6 - 2009/179849

MAHKEMESİ: Kars Ağır Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 30/12/2008

NUMARASI: 2007/171 (E) ve 2008/312 (K)
SUÇ: Yağma, kasten yaralama

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık A.. P.. savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

O Yer Cumhuriyet Savcısının aleyhe temyiz isteminin, sadece sanık F.. K.. hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat kararına ilişkin olduğu, sanıkların beraat ettikleri yağma suçlarına yönelmediği ve sanık A.. P.. savunmanı, yağma suçu yönünden, 05.03.2015 havale tarihli dilekçesi ekinde mağdure Z.. K.. adına 05.03.2015 tarihinde 120.-TL ödendiğine dair PTT havale dekontunu dosyaya sunmuş ise de; 5237 sayılı Yasanın 168. maddesine göre etkin pişmanlığın hüküm verilinceye kadar gösterilmesinin zorunlu olduğu belirlenerek yapılan incelemede:

I-Sanık F.. K.. hakkında yağma suçları nedeniyle verilen mahkumiyet kararlarına karşı sanık savunmanı tarafından ve nitelikli kasten yaralama suçu nedeniyle verilen beraat kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;

“Değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık F.. K.. savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,

II-Sanık A.. P.. hakkında yağma suçları ve nitelikli kasten yaralama suçu nedeniyle verilen hükme yönelik sanık savunmanı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre sanık A.. P.. savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,

“Değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. P.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?