Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/28384 K.2013/7959
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen 2 yıl 2 ay hapis cezasının ve ilgili yasal haklarının (velayet, vesayet vb.) uygulanmasıyla ilgilidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına ve yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının ertelenmesine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dairemizin 02.04.2012 tarih ve 2008/22722 Esas, 2012/6504 Karar sayılı ilamı ile kendisine zorunlu savunman atandığından haberdar olmayan sanık ...'a baro tarafından atanan savunmanının temyizine onay verip vermediğinin tespiti açısından iade edildiği, sanığa bu hususun tebliğ edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın 19.04.2002 günü saat 20:00'de işyerinden ayrıldığını, 22.04.2002 günü geldiğinde hırsızlık olayını anladığını belirttiğinin anlaşılması karşısında; eylemin gece sayılan saatte işlendiğine dair kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan, 5237 sayılı TCY'nın 143/1. maddesi ile sanığın cezasından artırım yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının ertelenmesine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/12/2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dairemizin 02.04.2012 tarih ve 2008/22722 Esas, 2012/6504 Karar sayılı ilamı ile kendisine zorunlu savunman atandığından haberdar olmayan sanık ...'a baro tarafından atanan savunmanının temyizine onay verip vermediğinin tespiti açısından iade edildiği, sanığa bu hususun tebliğ edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın 19.04.2002 günü saat 20:00'de işyerinden ayrıldığını, 22.04.2002 günü geldiğinde hırsızlık olayını anladığını belirttiğinin anlaşılması karşısında; eylemin gece sayılan saatte işlendiğine dair kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan, 5237 sayılı TCY'nın 143/1. maddesi ile sanığın cezasından artırım yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.