Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/15437 K.2013/773
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının temyizidir; Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek, bazı hükümlere ilişkin eksiklikleri giderme gerekçesiyle kararın kısmı bozulmasına ve diğer kararların usul ve kanuna uygun bulunarak mahkumiyetin devam ettirilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında yağma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi unutulmuş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianamede 5237 sayılı TCK’nın 109/1. maddesinin uygulanmasının istenmesine karşın, sanıklara 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 109/2. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
2-Oluş ve dosya içeriğine göre; ... isimli açık kimlik bilgileri belirlenemeyen kişinin geldiği Hyundai marka araçla olay yerinden ayrıldığı, sanıklardan ...’ın elinde bulunan tabanca ile doldur boşalt yaptığı, bu doldur boşalt esnasında bir adet merminin patlamadan araç içerisine düştüğü, daha sonra sanığın araçtan inerek anayol üzerinde silahla birkaç kez ateş ettiği, araca bindikten sonra mağdurun korkusunu artıracak nitelikte silahla önce havaya ateş ettiği arkasından lastiklere ateş ettiği, rahat olması gerektiğini söylediği ve bu şekilde verdiği korku gücünü de kullanarak elinde silah olduğu halde mağdura aracı kendisinin süreceğini söyleyerek yer değiştirmelerini bildirdiği, mağdurun bu nedenle araç koltuğunu sanığa terk etmek zorunda kaldığı, bunun üzerine sanık ...'ın aracın şoför koltuğuna geçtiği, mağdurun yolcu koltuğuna bindiği, sanık ...'ın da araçta bulunduğu olayda, sanık ...’in yağma suçunu kolaylaştırmak mağdura korku vermek için tehdit amacıyla silahla ateş ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin yağmanın cebir ve tehdit unsuru içerisinde kaldığı gözetilmeden ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c maddesinden de hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi gereği baro tarafından atanan zorunlu savunmanın ücretinin sanıklardan tahsil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin "ayrı ayrı” yerine,” eşit şekilde alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında yağma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi unutulmuş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık ... hakkında genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İddianamede 5237 sayılı TCK’nın 109/1. maddesinin uygulanmasının istenmesine karşın, sanıklara 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 109/2. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
2-Oluş ve dosya içeriğine göre; ... isimli açık kimlik bilgileri belirlenemeyen kişinin geldiği Hyundai marka araçla olay yerinden ayrıldığı, sanıklardan ...’ın elinde bulunan tabanca ile doldur boşalt yaptığı, bu doldur boşalt esnasında bir adet merminin patlamadan araç içerisine düştüğü, daha sonra sanığın araçtan inerek anayol üzerinde silahla birkaç kez ateş ettiği, araca bindikten sonra mağdurun korkusunu artıracak nitelikte silahla önce havaya ateş ettiği arkasından lastiklere ateş ettiği, rahat olması gerektiğini söylediği ve bu şekilde verdiği korku gücünü de kullanarak elinde silah olduğu halde mağdura aracı kendisinin süreceğini söyleyerek yer değiştirmelerini bildirdiği, mağdurun bu nedenle araç koltuğunu sanığa terk etmek zorunda kaldığı, bunun üzerine sanık ...'ın aracın şoför koltuğuna geçtiği, mağdurun yolcu koltuğuna bindiği, sanık ...'ın da araçta bulunduğu olayda, sanık ...’in yağma suçunu kolaylaştırmak mağdura korku vermek için tehdit amacıyla silahla ateş ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin yağmanın cebir ve tehdit unsuru içerisinde kaldığı gözetilmeden ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 170/1-c maddesinden de hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi gereği baro tarafından atanan zorunlu savunmanın ücretinin sanıklardan tahsil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin "ayrı ayrı” yerine,” eşit şekilde alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.