Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/13464 K.2012/18829
Özet: Mahkeme, suçu yasal delillerle desteklenerek ve ilgili tıp raporuna dayanarak soğutma açma uygulaması gerçekleştirilerek hükümünü 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle onanmasına karar vererek Mahkumiyet sonucunu belirledi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, cinsel istismar
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.05.2010 tarih ve 2010/5-4 Esas, 2010/110 Karar sayılı kararı ışığında; çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden, 2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 19.02.2003 gün ve 4810 Sayılı Yasa ile değişik 16, 7/f, 23/B ve 24/1. maddeleri gereğince, usulünce teşekkül etmiş ilgili ihtisas kurulundan, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise bunun sürekli ve kalıcı nitelikte olup olmadığı konusunda görüş alınıp, sonucuna göre somut olayda 5237 sayılı TCK’nın 103. maddesinin 6. fıkrasının uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, adli tıp uzmanı olan hekim raporuna dayanılmak suretiyle yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, cinsel istismar
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11.05.2010 tarih ve 2010/5-4 Esas, 2010/110 Karar sayılı kararı ışığında; çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden, 2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 19.02.2003 gün ve 4810 Sayılı Yasa ile değişik 16, 7/f, 23/B ve 24/1. maddeleri gereğince, usulünce teşekkül etmiş ilgili ihtisas kurulundan, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise bunun sürekli ve kalıcı nitelikte olup olmadığı konusunda görüş alınıp, sonucuna göre somut olayda 5237 sayılı TCK’nın 103. maddesinin 6. fıkrasının uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, adli tıp uzmanı olan hekim raporuna dayanılmak suretiyle yazılı biçimde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.