‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/9306 K.2013/17651

Esas No: 2011/9306 · Karar No: 2013/17651 · Karar Tarihi: 18.09.2013
Özet: Uyuşmazlık, mahkemece hırsızlık suçundan dolayı verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yeni hükümlerine göre yeniden değerlendirilmesi ve cezaların uygun şekilde takdir edilip bireyselleştirilip uygulanmaması konusundadır. Mahkeme, mevcut kararın temyizini reddederek, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurarak cezanın 5237 sayılı kanun hükümleriyle uyumlu olarak yeniden belirlenmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: 4.5.2000 tarihli hükmün yerine, 5237 sayılı TCK.nın 142/1-b (2 defa), 143, 39. md. 1 yıl 1 ay hp. (2 defa) Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.1-5275 sayılı Yasanın 99/1. maddesi gereğince infazda karışıklığa neden olunmaması ve denetime imkan sağlanması bakımından, her bir yakınana karşı eylemlerden ötürü ayrı ayrı uygulama yapılması gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 232. maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin iş yerinden sağlam ve muhkem asma kilidi bulunan muhafazalı bölümden gerçekleştirilen eylemin, her bir yakınana karşı hırsızlığın yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4-119/1-c maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, 3-a) Hükümlünün yakınan ...'ya karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 65/3, 522/1 (pek aşırı), 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 39/2, 53, 116/2-4, 119/1-c, 151/1. maddeleri ile; b) Hükümlünün yakınan ...'e karşı eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 65/3, 81/2-3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 39/2, 53, 116/2-4, 119/1-c, 151/1. maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4-Mala zarar vermek suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinin, 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki durumlarına göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, 5-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hırsızlık, geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezaların ne şekilde saptanacağının takdiri ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu düşünülmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması, 6-Yürütülen soruşturma neticesi yakalanan hükümlü ve suç arkadaşlarının yakınanlardan hırsızladıkları eşyalardan bir kısmını sattıkları kişileri göstererek kısmen iadeyi sağladıkları sanığında 09.11.2010 tarihli dilekçesi ile yakınanların zararlarını karşılamak istediğini ileri sürmesi karşısında, 5237 sayılı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanma olanağının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 7-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak hükümlünün, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının hükümlü yararına kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?