Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/3108 K.2013/22332
Özet: (1) Sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararı, erteleme ve zarar tazminatı hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle temyiz edildi; (2) Asliye Ceza Mahkemesi kararını bozarak, sanıkların hapis cezalarının infazı süresince yoksun bırakılmasını ve ilgili TCK maddelerinin uygulanmasını talep etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda mahkememize kanaat gelmediğinden sanığa verilen cezanın TCK 51 maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamede bu yönde bozma isteyen (2) nolu düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, mağdurların başvurusu üzerine kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, sanık ...'ın çaldığı çantaları attığı yeri göstererek, mağdurlara ait çanta içerisinde bulunan çeşitli bankalara ait kredi kartları, kimliklerin ve bir kısım paranın iadesini sağladığı, kalan parayı ise kovuşturma aşamasında karşıladığı, diğer sanık ...' nın mağdurun zararının giderilmesine yönelik bir karşı duruşunun olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, mağdurların soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, onay verdiği takdirde sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4 maddesinin uygulanması, onay vermediği takdirde ise, sanık ... hakkında zararın kovuşturma aşamasında giderilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 168/2 maddesinin uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda mahkememize kanaat gelmediğinden sanığa verilen cezanın TCK 51 maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamede bu yönde bozma isteyen (2) nolu düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların, mağdurların başvurusu üzerine kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, sanık ...'ın çaldığı çantaları attığı yeri göstererek, mağdurlara ait çanta içerisinde bulunan çeşitli bankalara ait kredi kartları, kimliklerin ve bir kısım paranın iadesini sağladığı, kalan parayı ise kovuşturma aşamasında karşıladığı, diğer sanık ...' nın mağdurun zararının giderilmesine yönelik bir karşı duruşunun olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, mağdurların soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, onay verdiği takdirde sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4 maddesinin uygulanması, onay vermediği takdirde ise, sanık ... hakkında zararın kovuşturma aşamasında giderilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 168/2 maddesinin uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.