‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/3047 K.2011/46595

Esas No: 2011/3047 · Karar No: 2011/46595 · Karar Tarihi: 30.11.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyet kararının hukuki geçerliliği ve TCY’nın 53. maddesinin uygulanması konusundaki temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, sanıkların şantaj suçundan mahkumiyetini onaylayıp, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyet kararını da bozarak, TCY’nın 53. maddesinin ilgili hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine hükmederek kararını düzeltti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Şantaj, Özel hayatın gizliliğini ihmal etme

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24.01.2001 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklar hakkında şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;

Sanık ...’ın diğer sanıklarla önceden yapmış oldukları anlaşma uyarınca suça doğrudan katıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma düşüncesi benimsenmemiş, TCY.nın 107/1. maddesi uyarınca, sanıklar hakkında özgürlüğü bağlayıcı cezanın yanı sıra adli para cezasına hükmolunmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
./..

-2-

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... ve savunmanlarıyla sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Sanıklar hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;

Sanık ...’ın diğer sanıklarla önceden yapmış oldukları anlaşma uyarınca suça doğrudan katıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma düşüncesi benimsenmemiş;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-TCY.nın 139/1. maddesi uyarınca 134/1. maddede düzenlenen suçun takibinin şikayete bağlı olduğu gözetilip 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 254/1. maddesi aracılığıyla aynı Yasanın 253/1. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulmadan, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,

2-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
./..

-3-

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ... ve savunmanlarıyla sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?