Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/15916 K.2013/25445
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yakınına yumrukla vurup yaralaması ve ardından telefonun yağma suçunu oluşturduğu iddiası üzerine açılan temyiz davasıdır; mahkeme, olayın gerçek niteliğini yanlış değerlendirerek kasten yaralama suçundan hüküm kurmadığını ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesini uygulamadığını tespit etmiştir. Mahkeme, bu hataları göz önünde bulundurarak kararını bozmuş ve yeni bir yargılama için davayı geri göndermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: TCK.nın 150/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 106/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yakınan ...'ın aşamalarda değişiklik göstermeyen iddiası, bunu doğrulayan doktor raporu karşısında; olay günü, yakınanın bira içmekte olan ve doktor raporuna göre 160 promil alkollü olduğu belirlenen sanık ile karşılaştığında, sanığın, müzik dinlemek için cep telefonunu istediği, verilmemesi üzerine elindeki bira şisesini yakınana doğru vuracakmış gibi yapıp, yeniden telefonu istediği, korkan yakınanın telefonu sanığa vermek zorunda kaldığı ve olayı polise bildireceğini söylemesi üzerine "Polise gidersen kötü olur, seni döverim" diyerek yüzüne yumrukla vurup, sağ yanağında 1 cm sıyrık ve ödem oluşturacak biçimde yaraladığı ve yanındakilere "Bıçağımı getirin" diye bağırdığı, oradakilerin uyarısı üzerine olay yerinden uzaklaşmak zorunda kalan yakınanın kolluk güçlerine başvurduğu, sanığın yakalandığında suça tonu telefonu sattığı kişiyi söyleyip telefonunun yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Sanığın yakınanı yaraladığının anlaşılması karşısında, kasten yaralama suçundan da hüküm kurulmaması,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: TCK.nın 150/1. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 106/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yakınan ...'ın aşamalarda değişiklik göstermeyen iddiası, bunu doğrulayan doktor raporu karşısında; olay günü, yakınanın bira içmekte olan ve doktor raporuna göre 160 promil alkollü olduğu belirlenen sanık ile karşılaştığında, sanığın, müzik dinlemek için cep telefonunu istediği, verilmemesi üzerine elindeki bira şisesini yakınana doğru vuracakmış gibi yapıp, yeniden telefonu istediği, korkan yakınanın telefonu sanığa vermek zorunda kaldığı ve olayı polise bildireceğini söylemesi üzerine "Polise gidersen kötü olur, seni döverim" diyerek yüzüne yumrukla vurup, sağ yanağında 1 cm sıyrık ve ödem oluşturacak biçimde yaraladığı ve yanındakilere "Bıçağımı getirin" diye bağırdığı, oradakilerin uyarısı üzerine olay yerinden uzaklaşmak zorunda kalan yakınanın kolluk güçlerine başvurduğu, sanığın yakalandığında suça tonu telefonu sattığı kişiyi söyleyip telefonunun yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Sanığın yakınanı yaraladığının anlaşılması karşısında, kasten yaralama suçundan da hüküm kurulmaması,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.