Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/1484 K.2013/18775
Özet: (1) Sanık Ulubey PTT Müdürlüğü bahçesinden motosiklet çalarak hırsızlık suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, sanığın hırsızlıkla mahkumiyetine karar vererek, cezanın infazı süresince alt soyuna ilişkin velayet ve kayyımlık yetkilerini yoksun bırakmasına hükmederek kararı onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında erteleme hükmü değerlendirilirken, olumsuz kişilik yapısı, şahsi hali suç işleme konusundaki eğilimi yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın hırsızlık suçunu gündüz vakti Ulubey PTT Müdürlüğünün etrafı çevrili ve kapısı olan bahçesinden motosiklet çalmak suretiyle işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 116/2. maddesi uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Suça konu kilitsiz mobiletin, yakınanın görev yaptığı Ulubey PTT Müdürlüğünün müştemilatı sayılan etrafı çevrili ve kapısı olan bahçesinden çalındığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 142/1-a maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçdan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında erteleme hükmü değerlendirilirken, olumsuz kişilik yapısı, şahsi hali suç işleme konusundaki eğilimi yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında sanık hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanığın hırsızlık suçunu gündüz vakti Ulubey PTT Müdürlüğünün etrafı çevrili ve kapısı olan bahçesinden motosiklet çalmak suretiyle işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 116/2. maddesi uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Suça konu kilitsiz mobiletin, yakınanın görev yaptığı Ulubey PTT Müdürlüğünün müştemilatı sayılan etrafı çevrili ve kapısı olan bahçesinden çalındığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 142/1-a maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçdan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle eleştri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.