Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/13016 K.2011/46562
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların işyerinde yağma suçunu işlemiş olmaları ve bu suçu 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddelerine göre değerlendirilmesi konusundaki savunmalarına dayanmaktadır; mahkeme, delillerin incelenmesinin ardından sanıkların suçtan sorumlu olduğunu kabul ederek hapis cezası vererek kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, Hürriyetten alıkoymak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
İşyerinde işlenen yağma suçunun, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrası (a-c) bendinin yanı sıra (d) bendine de aykırı olduğunun gözetilmemesi, temel ceza belirleme gerekçesi karşısında, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamede ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünde sanıklar hakkında TCK’nun 168/3. maddesinin de uygulanması istendiği halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mağdur ...'ın 220 TL parasının sanıklar ... ve ... tarafından darp ve tehdit edilerek alınmasından sonra olayın olduğu akşam, diğer sanıklarla birlikte suç işleyen ancak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklardan ... tarafından mağdura 180 TL para ve bir adet cep telefonunun verildiğinin anlaşılması karşısında sanıklar ... ve ... hakkında TCY'nın 168. maddesinin uygulanmaması,
./..
-2-
3- Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Bozüyük Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/214-2009/59 sayılı kararındaki hükümlülüğün 5237 sayılı TCY’nın 86/2-3-e, 31/3, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezasına ilişkin olduğu, TCY’nın 58/5. maddesine aykırı olarak, kayden 22.03.1991 doğumlu olup tekerrüre esas alınan Bozüyük Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/214-2009/59 sayılı dosyasındaki mahkumiyet ilamına konu suçu işlediği 07.03.2008 tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezanın, aynı Yasa maddesinin 7. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, diğer taraftan tekerrüre esas alınan cezanın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesine göre kesin nitelikte olup, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4- Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Bilecik Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/214- 436 sayılı kararında TCY’nın 106/1-2.c, 62. maddeleri uyarınca iki kez, kesin nitelikte olmak üzere 500 TL adli para cezasına, 5237 sayılı TCY’nın 125/3-a, 43/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasına karar verildiği ayrıca 450 TL adli para cezasına yer verilmediği halde sanığın 1 yıl 15 gün hapis ve 450 TL adli para cezasına ilişkin ilamdan dolayı mükerrir olduğundan bahsedilerek hüküm kurulması, diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı gözetilmeksizin birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmada ileri sürdüğü itiraz ve savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 30.11.2011 tarihinde Yargıtay C. Savcısı ...’un katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
...
SUÇ: Yağma, Hürriyetten alıkoymak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
İşyerinde işlenen yağma suçunun, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrası (a-c) bendinin yanı sıra (d) bendine de aykırı olduğunun gözetilmemesi, temel ceza belirleme gerekçesi karşısında, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianamede ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünde sanıklar hakkında TCK’nun 168/3. maddesinin de uygulanması istendiği halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mağdur ...'ın 220 TL parasının sanıklar ... ve ... tarafından darp ve tehdit edilerek alınmasından sonra olayın olduğu akşam, diğer sanıklarla birlikte suç işleyen ancak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklardan ... tarafından mağdura 180 TL para ve bir adet cep telefonunun verildiğinin anlaşılması karşısında sanıklar ... ve ... hakkında TCY'nın 168. maddesinin uygulanmaması,
./..
-2-
3- Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Bozüyük Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/214-2009/59 sayılı kararındaki hükümlülüğün 5237 sayılı TCY’nın 86/2-3-e, 31/3, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezasına ilişkin olduğu, TCY’nın 58/5. maddesine aykırı olarak, kayden 22.03.1991 doğumlu olup tekerrüre esas alınan Bozüyük Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/214-2009/59 sayılı dosyasındaki mahkumiyet ilamına konu suçu işlediği 07.03.2008 tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezanın, aynı Yasa maddesinin 7. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, diğer taraftan tekerrüre esas alınan cezanın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nun 305. maddesine göre kesin nitelikte olup, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
4- Sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Bilecik Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/214- 436 sayılı kararında TCY’nın 106/1-2.c, 62. maddeleri uyarınca iki kez, kesin nitelikte olmak üzere 500 TL adli para cezasına, 5237 sayılı TCY’nın 125/3-a, 43/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasına karar verildiği ayrıca 450 TL adli para cezasına yer verilmediği halde sanığın 1 yıl 15 gün hapis ve 450 TL adli para cezasına ilişkin ilamdan dolayı mükerrir olduğundan bahsedilerek hüküm kurulması, diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı gözetilmeksizin birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmada ileri sürdüğü itiraz ve savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 30.11.2011 tarihinde Yargıtay C. Savcısı ...’un katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.