Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/7332 K.2013/9116
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık suçundan dolayı sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve ilgili hukuki hataların düzeltilmesi talebidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararını bozmuş ve sanıkların hapis cezalarını yeniden hesaplayarak yeni hüküm vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken “Tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediği” gerekçesiyle haklarında 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu, ayrıca sanık ...'ın kasıtlı suçtan hükümlülüğünün de bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hırsızlık suçunun, birden fazla kişi tarafından birlikte mağdurun evine girmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'in suçu işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, 39. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine göre belirlenen 3 yıl hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 62. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 6 ay yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 8 ay olarak hükmolunması,
3-Suçta kullanılıp trafik tescil kaydında ... isimli şahıs adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın, tescil malikinin rızası ve bilgisi dahilinde suçta kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp; suçta kullanılan araç ile çalınan malların değerinin orantılı olup olmadığı tespit edilerek, müsadere kararının işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları, karar yerinde gösterilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
4- Sanıklar ... ve ...'ın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
5-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken “Tekrar suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat gelmediği” gerekçesiyle haklarında 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu, ayrıca sanık ...'ın kasıtlı suçtan hükümlülüğünün de bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hırsızlık suçunun, birden fazla kişi tarafından birlikte mağdurun evine girmek suretiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'in suçu işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine, 39. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesine göre belirlenen 3 yıl hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 62. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılırken 2 yıl 6 ay yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 8 ay olarak hükmolunması,
3-Suçta kullanılıp trafik tescil kaydında ... isimli şahıs adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın, tescil malikinin rızası ve bilgisi dahilinde suçta kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp; suçta kullanılan araç ile çalınan malların değerinin orantılı olup olmadığı tespit edilerek, müsadere kararının işlenen suça nazaran daha ağır ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurup doğurmayacağı hususları, karar yerinde gösterilip tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
4- Sanıklar ... ve ...'ın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
5-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.