Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/7196 K.2013/6550
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ile ilgiliydi; mahkeme, bu suçlamaların kanıtlanmadığını, zamanaşımının geçip geçmediğini ve çocuk koruma yasası hükümlerini inceleyerek karar verdi. Sonuç olarak mahkemeler, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanığı mahkum etti, konut dokunulmazlığını bozma davasını zamanaşımı nedeniyle düşürdü ve çocuk koruma yasasına göre hükmün geri bırakılmasına izin vermedi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını Bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCY'nın 116/1-4. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının karar tarihi olan 22.2.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin savunmasının aksine, hükümlülüğüne yeter, inandırıcı, kesin, somut ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Suç tarihi itibariyle uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23/2. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşullarının bulunması gerektiği, ancak çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması hâlinde zararın giderilmesi koşulunun aranmayabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında; diğer koşulların varlığı halinde sanıklar ve ailelerinin ekonomik durumunun elverişli olmaması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için katılanın uğradığı zararın giderilmesinin zorunlu olmadığı düşünülüp, sanık ve ailesinin ekonomik durumunun elverişli olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “zararın giderilmemiş olması” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa'nın 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması,
4-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCY’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 25.3.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını Bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCY'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCY'nın 116/1-4. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının karar tarihi olan 22.2.2007 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin savunmasının aksine, hükümlülüğüne yeter, inandırıcı, kesin, somut ve hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Suç tarihi itibariyle uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23/2. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşullarının bulunması gerektiği, ancak çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması hâlinde zararın giderilmesi koşulunun aranmayabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında; diğer koşulların varlığı halinde sanıklar ve ailelerinin ekonomik durumunun elverişli olmaması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için katılanın uğradığı zararın giderilmesinin zorunlu olmadığı düşünülüp, sanık ve ailesinin ekonomik durumunun elverişli olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “zararın giderilmemiş olması” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa'nın 3. fıkrası gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda tartışılmaması,
4-Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCY’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 25.3.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.